Yayın Tarihi:
27 Haziran 2026 11:46Güncelleme Tarihi:
27 Haziran 2026 11:46Yayın Tarihi:
27 Haziran 2026 11:46
İtalya, İspanya ve Fransa'nın köylerindeki butik üretim modellerinden ilham alan Zeynep Arca Şallıel, aile şirketindeki profesyonel deneyimini doğaya dönüş vizyonuyla birleştirerek 2004 yılında babası Özcan Arca ile birlikte Arcadia'yı Istranca Dağları'nın eteklerinde, Lüleburgaz kırsalında kurdu. Arcadia'nın özel bir gastronomi turizm deneyimi ve yaşam tarzı alternatifi sunan disiplinler arası bir proje olarak tasarlandığına dikkat çeken Şallıel, doğa ile iç içe yaşamak isteyenler için geliştirilen çiftlikler sayesinde yaşayan gerçek bir köy inşa ettiklerinin altını çiziyor.
TARIM VE ÜRETİM ODAKLI BİR YAŞAM ALANI
Toplam 2 bin dekarlık bir araziye yayılan Arcadia; 350 dekar dikili bağ alanı, 200 dekar armut bahçesi, 10 dekar kiraz bahçesi, bostanlar, korular ve lavanta tarlalarıyla devasa bir üretim ekosistemine sahip. Arıcılık, atalık buğday, kuskus ve bakla yetiştiriciliği gibi çeşitlendirilmiş tarım faaliyetlerinin yürütüldüğü bu alanda, enerji üretimi ve atık yönetimi de sürdürülebilirlik ilkelerine göre kurgulanıyor. 26 odalı Bakucha Vineyard Hotel&Spa ile turizm ayağını tamamlayan yapı, bünyesindeki Taylandlı terapistler ve kültürel etkinliklerle bir 'hub' (merkez) görevi görüyor. Zeynep Arca Şallıel, projenin temel felsefesini şu sözlerle aktarıyor: "Bundan 20 yıl önce hayata geçirdiğimiz Arcadia Bağları; tarım ürünleri, yeni bir tatil ve yaşam tarzı alternatifi sunan, multidisipliner ve sürdürülebilir bir yaşam ve üretim alanı. Doğaya dönüş hayali için emekli olmanıza gerek yok."
19 ÇİFTLİK EVİYLE KIRSALDA YENİ BİR YAŞAM MODELİ
Eko-köy vizyonunun en önemli parçalarından birini, arazinin bir bölümünde oluşturulan özel çiftlik evleri oluşturuyor. Şu ana kadar 19 çiftlik evinin inşası tamamlanmış durumda. Bu evler sadece birer konut değil, sahiplerinin kendi domatesini topladığı, isterlerse kendi başlarına isterlerse Arcadia ekiplerinin desteğiyle tarım yapabildikleri birer 'bağlılık' (commitment) alanı olarak tasarlanmış. Uzaktan çalışan profesyoneller için de bir alternatif sunan bu çiftlikler, kırsal nüfusu artırmayı hedefleyen bir demografik dönüşümün parçası olarak konumlanıyor.
ONARICI TARIM VE YEREL İSTİHDAM GÜCÜ
Arcadia'nın mutfak ve üretim felsefesinde 'slow food' ve yerellik başrolde. 12 kişilik mutfak ekibi, gastronomi eğitimi almış gençlerle köyün deneyimli 'bilge teyzelerini' bir araya getiriyor. Ürünler büyük oranda yerelden tedarik edilirken, et ürünlerinde coğrafi işaretli Trakya Kıvırcık kuzusu doğrudan yetiştiriciden alınıyor. Mutfaktaki sebze atıklarının komposta dönüştürülerek toprağa geri kazandırılması, endüstriyel tarıma karşı onarıcı tarım yöntemlerinin benimsendiğini gösteriyor. Tarım politikalarının yerelleşmesi gerektiğini savunan Şallıel, "İklim krizinin karşısında klasik endüstriyel tarım yöntemleri sınıfta kaldı. Kırsaldaki nüfusu artırabilmemiz büyük önem taşıyor. Yeni nesil çiftçilere ihtiyacımız var ama bu süreç eski bilgeliği de unutmayan deneyimli çiftçilerle şekillenecek" diyor.
HEDEF: ULUSLARARASI ROTALAR VE GLOBAL MARKALAŞMA
Arcadia, 2026 yılı için yerel üreticilerle iş birliği içinde kendi minimal kozmetik markasını (lavanta kremi vb.) çıkarmayı planlıyor. İşletmenin vizyonu sadece yerel üretimle sınırlı değil. Yüzde 10 seviyesinde olan yabancı misafir oranını artırmak ve Trakya bağ rotalarını Bulgaristan ve Yunanistan ile birleştirerek uluslararası bir turizm aksı oluşturmak hedefleniyor. Zeynep Arca Şallıel, Türkiye'nin potansiyeline dikkat çekerek sözlerini şöyle noktalıyor: "Memleketimizdeki değerleri mücevher gibi işleyebilmemiz gerekiyor."