USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

26 Haziran 2026 15:46

Güncelleme Tarihi:

26 Haziran 2026 16:25

Güncelleme Tarihi:

26 Haziran 2026 16:25

Yayın Tarihi:

26 Haziran 2026 15:46

Tarihe eşsiz bir yolculuk: Likya Yolu

Dünyanın en güzel rotası, Fethiye'den başlayarak Antalya'ya kadar uzanan Likya Yolu, şu sıralar en güzel günlerini yaşıyor. Çünkü Antalya'dan Fethiye'ye dek uzanan 509 kilometrelik parkur, ılık bir Akdeniz güneşiyle yıkanıyor.

Tarihe eşsiz bir yolculuk: Likya Yolu

Likyalılar Milattan Önce ikinci bin yılın ortalarında bugünün Teke Yarımadası'na, yani eşsiz mavilikler diyarı Fethiye ile portakal kokulu şehir Antalya arasına yerleştiler ve Milattan Sonra 800'e kadar varlıklarını sürdürdüler. Kendi dilleri ve alfabeleri vardı, mimaride ilerlemişlerdi. Pers işgalini de yaşadılar; Büyük İskender eliyle özgürlüğü de... Likyalılar kentlerini birbirine bağlayan ve uzaklıklarını ortaya koyan Likya Yol Kılavuz Anıtı yaptılar, böylece dünyanın bilinen en eski ve tek karayolları haritasını imza attılar.

Bir kültür rotası

19 antik Likya kentinin kalıntılarını bünyesinde barındıran, 509 kilometrelik devasa yürüyüş parkuruna sahip Likya yolu... Yer yer güneyin en çarpıcı sahillerinden geçen bu rota, kimi zaman dağların üst kısımlarına çıkıyor. Akdeniz'in muhteşem ve çarpıcı güzelliğini göz önüne seriyor. Türkiye'nin işaretlenmiş ilk uluslararası yürüyüş parkuru olan Likya Yolu, Likya şehirlerini birbirine bağlayan antik bir patikalar ağı. Antalya'nın en güzel sahillerini, doğal ve tarihi güzelliklerle buluşturan güzergah, yılın dört mevsimi dünyanın dört bir yerinden gelen trekking tutkunlarını ağırlıyor. Tadı, kokusu ve kendine has aroması ile Türkiye'nin en güzel narenciyelerinin kokusuna bulanan şehir ise yol boyunca uzanan portakal ağaçlarıyla sizi karşılıyor. Çantanıza alacağınız; bu inanılmaz koku ve tada sahip bu meyveler yürüyüş boyunca sizi mutlu ve enerjik hissettirecektir.

Gelidonya'dan Olimpos'a

Deniz ve dağ kombinasyonlu yürüyüş, Antalya'nın 60 kilometre güneyindeki Adrasan'dan başlıyor. Çavuşköy adıyla da anılan Adrasan, sahilden birkaç kilometre içeride, kayalık tepelerle çevrili bir kumsalın kıyısına kurulmuş. Likya Yolu tam da bu kumsalın kıyısından geçiyor. Bakir doğasına hayran olacağınız köyden geçerken portakal bahçesinden yükselen büyüleyici koku sizi etkisi altına alıyor. Akdeniz'in insanlarının içten gülüşüyle size ikram edeceği sulu ve lezzetli bir portakal hem kokusu hem de tadıyla yol boyunca enerjini koruyacaktır. Buradan güneydeki yarımadaya doğru uzanan patikayı izleyince, etkileyici bir deniz fenerine ulaşılıyor. Denizden 227 metre yükseklikteki Gelidonya Feneri, beş minik adayı içine alan etkileyici bir manzaraya sahip. Bir sonraki durağınız, Adrasan'ın 8 kilometre kuzeyinde bulunan Olimpos. Burası geçmişte Likya'nın kutsal yerleşimlerinden biri olmuş. 2366 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı'nın eteğindeki Olimpos, Çıralı adlı turistik bir Akdeniz köyünden sığ bir nehir ile ayrılıyor. Likya uygarlığından kalan yapılar ormanlık bir alana dağılmış.

Çam kokulu liman

Buraya kadar gelip Phaselis'e uğramamak eksiklik olur. Olimpos - Antalya yolundaki Phaselis yazılı sarı tabelayı izleyip yaklaşık iki kilometrelik orman içi yolu takip ettiğinizde etkileyici bir ören yeri ile tanışıyorsunuz. Antik dönemde üç limanlı bir kıyı kenti olarak kurulan Phaselis, tarihte şarabı, kerestesi ve parfümleriyle nam salmış. Burada limanları birbirine bağlayan antik caddelerde dolaşırken, dalga sesleriyle çam kokularının karıştığına tanık olmak çok keyifli. Ören yerinden anayola çıkıp Kumluca istikametinde ilerliyoruz. Biraz ilerideki Ulupınar yol ayrımı, çınar ağaçlarının gölgelediği alabalık çiftliklerine çıkıyor. Dağ otlarıyla tatlandırılmış harika salatalar ve yöresel yemekler Akdeniz'in güneşi taze portakal ve limonla buluştuğunda ise yürüyüşe unutulmaz bir final havası kazandırıyor. Dünyanın en güzel kültür rotasında olmanın verdiği bu his ise paha biçilemez.

EN ÇOK OKUNANLAR