2022 yılında İstanbul'da kurulan marka, üretim sürecine entegre ettiği moleküler koruma teknolojisiyle, mermeri modern yaşamın en büyük stres kaynaklarından biri olmaktan çıkararak nesiller boyu sürecek bir yatırıma dönüştürüyor.
40 MİLYAR DOLARLIK PAZARDA 'SIFIR RİSK' DÖNEMİ
Dünya genelinde 40 milyar doları aşan doğal taş pazarında, Türkiye rezervlerin yaklaşık %40'ına sahip olmasına rağmen; kullanıcılar gözenekli yapı nedeniyle limon ve kahve gibi lekelerden çekinerek yapay malzemelere yöneliyordu.
Sektördeki bu kronik sorunu tespit eden Pah Studio Kurucusu Robert Kervan, alışılagelmiş "önce sat, sonra temizle" yaklaşımını kökten değiştirdiklerini belirterek şunları söylüyor:
"Sektör yıllardır aynı hatayı yapıyor. Leke oluştuktan sonra yapılan müdahaleler yüzeysel kalıyor.
Kullanılan reçine veya plastik bazlı ürünler zamanla sararıyor ve taşın nefes almasını engelliyor.
Pah Studio olarak biz, koruma işlemini ürün kullanıcıya ulaşmadan önce, kontrollü üretim koşullarında moleküler düzeyde gerçekleştiriyoruz."
NEDEN BİR TERCİH DEĞİL, ZORUNLULUK?
Pah Studio'nun geliştirdiği teknoloji, yalnızca estetik değil; fonksiyonel avantajlar sunan üç temel sütun üzerine inşa edilmiştir:
* Maliyet Avantajı
Düzenli profesyonel bakım ihtiyacını ortadan kaldırarak uzun vadede ciddi tasarruf sağlar.
* Gıda Güvenliği
Korumasız mermerin gözeneklerinde oluşabilecek bakteri birikimini engeller; yüzeyi mutfak ve banyo kullanımı için hijyenik hale getirir.
* Sürdürülebilirlik
Yapay yüzeylerin aksine, doğru korunan doğal taş nesiller boyu kullanılabilir; çevresel etkiyi minimuma indirir.