Melike, üniversiteden yeni mezun olmuş bir genç. Kurumsal hayatta iki aydır çalışıyor; her şeyi doğru yapabilmek için çok çaba harcıyordu. Öğrenmeye çalıştığı kurumsal dünya dinamikleri (sunumlar, toplantılar, e-postalar) onu strese sokuyordu. Biraz da mükemmelliyetçi bir tarafı olan Melike'nin, kimi zaman atacağı bir e-posta 45 dakikasını alabiliyordu. Yöneticisi Ayşe Hanım ise hata aramayı sevmeyen, çabaya ve potansiyele odaklı sakin ve vizyoner bir yöneticiydi. Melike'nin beyni, Ayşe Hanım'ın yanında tam bir 'keşif modunda' oluyordu. Sahi; bu keşif modu neydi; bir tesadüf müydü? Hayır, bu nörobilimsel bir gerçekti.
BEYNİN KÂMİL TARAFI 20'Lİ YAŞLARDA, KABASI BİTMİŞ AMA GİYDİRİLMEMİŞ BİR İNŞAAT GİBİDİR
İnsan beyni olgunlaşmasını diğer organlara göre daha geç yaşlarda tamamlar ve biyolojik olgunlaşması en geç olan beyin bölümü; 'karar vermek, planlama, empati, duygusal regülasyon ve ileriye yönelik hedefler oluşturma gibi işlerden sorumlu' prefrontal kortekstir (PFK). PFK, yirmilerin ortasına kadar biyolojik olgunlaşmasını tamamlayamaz. Bu yaşlara kadar daha eski duygusal ve tepkisel sistemleri süreçte aktif rol oynar.
"ANNE-BABA, BU NE?"
Çocukları olanlar ya da çocukları gözlemleyenler onların dünyayı algılama süreçlerini çok iyi bilirler. 20'li yaşlara kadar PFK, Gopnik'in ortaya attığı 'keşfetme-kullanma' ikileminin keşfetme kısmındayken PFK'nin matüritesiyle beraber yönetici devreleri güçlenmeye başlar. Sonuç; daha fazla odaklılık ama daha az öğrenme esnekliği.
KURUMSAL DÜNYANIN BEKLENTİSİ
İş dünyasına genç yaşlarda giren bireylerin beyni keşif modundayken, kurumsal dünya onlardan odaklılık (kullanma modu) bekler. Bu durum çalışanlarda gerilim, tükenmişlik, impostor sendromuna neden olur. Bugün liderlerle yaptığım çalışmalarda, onlara derinlemesine beyni anlatmamın en temel sebebi işte tam da bu. Böylelikle liderler genç beyinlerin PFK adaptasyonunda katalizör rolü üstlenme şansını elde edebiliyor. Hem gençler kazanıyor hem de liderleriyle birlikte kurumları... Araştırmalara göre yüksek başarı gösteren genç profesyonellerde ve liderlerde impostor sendromu oranı sıklıkla yüzde 50-70 bandında rapor ediliyor. (Sakulku & Alexander, 2011; KPMG, 2020; UK Executive Development Network) Bu durum, tükenmişlik ve işten ayrılma oranlarıyla turnover maliyetlerini yükseltiyor. ABD'de yıllık çalışan sirkülasyonu maliyeti 550-800 milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
ÜRKÜTÜCÜ KÜRESEL VERİLERİN TÜRKİYE'DEKİ KARŞILIĞI NEDİR?
Türkiye'de önemli rollerdeki her kayıp, hem doğrudan maliyet hem de operasyonel risk demek. Türk kurumsal dünyasında sık görülen yoğun tempo, yüksek beklenti 20'li yaşlardaki beynin hâlâ 'keşif' modunda olduğu gerçeğiyle çatışabiliyor. Nitelikli genç profesyonellerde impostor sendromu ve stres, maliyetleri katlıyor. İyi haber: Bu çatışmayı azaltmak liderlerin elinde.
İKİNCİ ŞANS: MEANEY'NİN MİRASI'NDAN KURUMSAL HAYATTA GÜVENLİ BAĞLANMAYA
Meaney'nin sıçanlarla yaptığı araştırma, anne sıçanların yavrularıyla olan yalama ve tımar davranışlarının, stres seviyelerini epigenetik olarak düşürdüğü ve bunun bir sonraki nesillere de aktarıldığını ortaya koyuyor. İnsanlarda da benzer durum 0-5 yaş arası güvenli bağlanma ve destekleyici bakım, hipokampal gelişimi sağlar; böylece yetişkinlikte PFK'nin stresle başa çıkma kapasitesi oluşur. İş hayatına yeni başlamış gençler için erken bakım dönemi bitmiş olsa da kurumsal dünyada verilen dikkat, onlar için ikinci bir şans olabilir. İyi bir lider ve liderlik anlayışı ihtiyaç duyulan güvenli ve huzurlu bağlanma ortamını yaratabilir. Sonuç; daha az stres, daha çok destekleyici tutum ve oksitosin salınımı ile PFK plastisitesinin güçlenmesi. "Ayşe Hanım, şefkatli ve bir o kadar da eğitici bir ses tonu ile hata yapmamanın önemli ama hatanın da olabilecek bir şey olduğunu anlatarak Melike'yi inisiyatif alması konusunda cesaretlendirdi."
LİDER GİBİ DAVRANABİLMEK
Genç bir çalışan, liderin davranışlarını hem gözlemleri hem de etkileşimleriyle kendi bedeninde, beyninin derinliklerinde aynalarak kopyalar. Süreç gerçekleşirken, iki farklı motor plastisite mekanizması devreye girer: İlki, lideri gözlemleyen gençte zaten var olan ancak henüz pasif durumda olan nöral devrelerin hızlıca harekete geçmesi. İkincisi ise koçluk ve mentörlük gibi tekrarlanan olumlu deneyimlerlerle yeni beyin içi bağlantılar oluşturulması ve güçlendirilmesi... "Melike hazırladığı organizasyondaki ajandaya ait karışıklığı fark etti. Derinden bir karın ağrısı yaşamasına rağmen kendisine şu soruyu sordu: Ayşe Hanım bu durumda ne yapardı? Soru kendi zihnindeki motor korteks ve PFK'nın aktive olmasını sağlarken, sanki Ayşe Hanım sakinliğinde kararlar aldı ve aldığı kararları tek tek uygulamaya geçti. İçinde bir huzur hissediyordu."
OLUMLU BİR ÇİFT GÖZLE YAPILAN LİDERLİK
Nörobilimsel araştırmalarının net olarak ortaya koyduğu bir şey var ki; olumlu bakış açısı ile hareket etmek, kişilerde PFK'yi aktive ederken, stresi azaltır; dopamin yolaklarını aktif hale getirir ve keşfetme duygusunu da tetikler. Buna karşı olumsuz bakış açısı stresi arttırırken, hareketsizliğe ya da savunmaya götürür. Bu nedenle olumlu bir çift göze ve hatta dile sahip lider, genç bir beynin gelişim sürecinde nöral bir kazançtır.
LİDERLER İÇİN 3 SOMUT ÖNERİ
*Her bir yeni çalışanınıza iş hayatının ilk bir yılında mentorluk yapın; profesyonel koçluk desteği alın.
*Her davranışınızın ayna nöron etkisiyle bulaşıcı olduğunu unutmayın.
*Gençlere rutin işlerde rehberlik, yeni projelerde keşif alanı verin.
GENÇ ÇALIŞANLAR İÇİN 3 SOMUT ÖNERİ
*Liderinizi izlerken beyninizin plastisitesinin harekete geçtiğinin farkında olun.
*Zihinsel imajinasyonlarla doğru liderleri gözlemleyerek kendinizi bugünden liderliğe hazırlayın
*Sadece yöneticiniz ile değil ekiple de bağlar kurarak, güven alanınızı genişletin.
LİDERLİK, GENÇ BEYİNLERİN GÜNEŞİ OLMAKTIR
Bugün Melike, Ayşe Hanım'ın koltuğunu devralmış, 35'lerinde bir yönetici. Yeni gelen Ali'ye baktığında kendi ilk günlerini görüyor. Nörobilim farkındalığı sayesinde artık o inşayı tamamlamanın yolunu bizzat kendi deneyiminden aldığı koçluk ve mentorluklardan ötürü çok iyi biliyor. Liderlik ünvan değil, genç beyinlere doğru dokunuşla beyinlerini güçlendirme ve liderlik devrelerini kalıcı kılma sanatıdır. Siz ekibinizdeki genç beyinlerin güneşi misiniz yoksa sadece yöneticisi mi? Potansiyelini ateşle çünkü düşündüğünden çok daha fazlasısın.