USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Yayın Tarihi:

25 Temmuz 2026 12:36

Güncelleme Tarihi:

25 Temmuz 2026 12:36

Güncelleme Tarihi:

25 Temmuz 2026 12:36

Yayın Tarihi:

25 Temmuz 2026 12:36

Wellness'ın yeni vaadi: Roller değişirken konforu korumak

İş hayatı, sosyal yaşam ve kişisel zaman arasındaki sınırlar giderek ortadan kaybolurken tüketici çok yönlü, konforlu ve anlam yaratan ürünlere yönelerek giysilerinin gün içerisinde üstlendiği farklı rollere uyum sağlamasını bekliyor.

Wellness'ın yeni vaadi:  Roller değişirken konforu korumak

Sabah spor salonunda başlayan gün, öğleden sonra toplantılarla, akşam ise arkadaş buluşmalarıyla devam ediyor. Gün içinde farklı roller üstlenen bireyler, artık yaşam tarzlarına uyum sağlayan ürünler ve deneyimler arıyor. Öyle ki tüketici ne giydiğinden ziyade o ürünün yaşamına nasıl eşlik ettiğine bakıyor. Konforun temel beklentiye dönüştüğü, fonksiyonelliğin estetik kadar önem kazandığı bu dönemde markalar da yalnızca ürün satan yapılar olmaktan çıkıyor. Topluluk yaratan, insanlara aidiyet hissi veren ve yaşamın farklı anlarına eşlik eden markalar öne çıkıyor. Fiba Perakende Genel Müdürü Batur Can'a göre wellness ekonomisinin yükselişi, tam da bu dönüşümün sonucu.

*lululemon'ı global ölçekte farklılaştıran temel yaklaşımı özetler misiniz?

lululemon'ı farklılaştıran en önemli unsur, insan odaklı bir marka olması. Performans giyim kategorisinde faaliyet gösterip, ihtiyaca yönelik teknolojik ürünleri üretmesinin yanında, insanların daha iyi yaşamasına yardımcı olmayı amaçlayan bir yaşam kültürü de inşa ediyor. Fiziksel hareketi, zihinsel iyi oluşu ve sosyal bağları aynı çatı altında ele alıyor. Bu nedenle tüketiciyle kurduğu ilişki alışveriş anıyla sınırlı kalmayıp bir topluluğa aidiyet hissine dönüşüyor. Tüketicinin markalardan yalnızca ürün değil anlam ve deneyim beklediği bir dönemde, lululemon'ın global başarısının temelinde bu bütünsel yaklaşım yatıyor.

*Wellness ve aktif yaşam kültürünün yükselişi tüketicilerin moda ve perakende tercihlerini nasıl değiştirdi?

Wellness artık bir trend değil, yeni yaşam standardı haline geldi. Tüketici iyi görünmenin yanı sıra iyi hissetmek ve yaşam kalitelerini artırmak istiyor. Bu değişim moda ve perakendeyi de dönüştürüyor. Fonksiyonellik, konfor ve çok yönlülük artık satın alma kararlarında belirleyici kriterler arasında yer alıyor. Athleisure kategorisinin büyümesi de bunun en güçlü göstergelerinden biri. İnsanlar spor salonundan çıkıp günün geri kalanını aynı kıyafetlerle geçirebilmek istiyor. Dolayısıyla markalardan beklenti estetiğin ötesinde performans, kalite ve günlük yaşama değer katması yönünde şekilleniyor.

*İnsanların günlük yaşamında konfor, hareket ve çok yönlülük tercihi trendleri nasıl etkiliyor?

Bugünün tüketicisi gün içinde birçok farklı rol üstleniyor. İş hayatı, sosyal yaşam ve kişisel zaman arasındaki sınırlar giderek daha akışkan hale geliyor. Bu nedenle insanlar gardıroplarından da aynı esnekliği bekliyor. Konfor artık temel beklenti. Hareket özgürlüğü sağlayan, farklı ortamlara uyum gösterebilen, teknolojik ve uzun ömürlü ürünler öne çıkıyor. Bu durum modada daha zamansız, daha işlevsel ve daha bilinçli bir tüketim anlayışını beraberinde getiriyor. Geleceğin trendlerini de büyük ölçüde bu çok yönlülük ihtiyacı şekillendiriyor.

*Wellness ekonomisinin büyümesini Türkiye perspektifinden nasıl değerlendiriyorsunuz? Dikkat çekici bulduğunuz tüketici davranışları var mı?

Türkiye'de wellness ekonomisinin çok güçlü bir ivme kazandığını görüyoruz. Özellikle büyük şehirlerde tüketiciler sağlıklı yaşamı dönemsel bir ilgi alanı değil, uzun vadeli bir yatırım olarak görüyor. Spor, mindfulness, kaliteli uyku, sağlıklı beslenme ve kişisel gelişim gibi alanlara olan ilgi belirgin şekilde artıyor. Dikkat çekici noktalardan biri de tüketicinin değer odaklı tercihlere yönelmesi. İnsanlar kendilerine iyi hissettiren, uzun ömürlü ve kaliteli deneyimlere yatırım yapmaya daha istekli. Bu da premium wellness markaları için oldukça güçlü bir büyüme alanı yaratıyor.

*lululemon'ın topluluk odaklı yaklaşımı globalde markanın en güçlü yönlerinden biri. Türkiye'de kullanıcılarla nasıl bir bağ kurmayı hedefliyorsunuz?

lululemon'ın DNA'sında topluluk oluşturmak var. Türkiye'de de amacımız insanların bir araya geldiği ve birbirinden ilham aldığı bir ekosistem yaratmak. Açılışımızdan bu yana gördüğümüz ilgi, Türkiye'de wellness ve aktif yaşam kültürünün ne kadar güçlü bir potansiyel taşıdığını gösteriyor. Bunu hayata geçirmek için mağaza açılışlarımızı perakende yatırımından ziyade topluluğu bir araya getiren deneyim platformları olarak kurguluyoruz. İstanbul'daki lansman sürecimizden bugüne kadar yüzlerce kişinin katıldığı antrenmanlar, yoga seansları ve topluluk etkinlikleri gerçekleştirdik. Haziran ayının ilk yarısında iki mağaza birden açtık. Akmerkez ve City's Nişantaşı mağazalarımız etrafında oluşturduğumuz etkinlik takvimiyle de hareket ve iyi yaşam kültürünü mağaza duvarlarının dışına taşıyoruz. Haziran ayının ikinci yarısında ise aynı heyecanı Yalıkavak Bodrum'a taşıyoruz. lululemon ambassadorları, spor toplulukları ile yapılan iş birlikleri sayesinde markayı yaşayan bir deneyime dönüştürmeyi hedefliyoruz. Bizim için en güçlü marka iletişimi, insanların markayı kendi hayatlarının bir parçası olarak deneyimlemesi..

*Sizce önümüzdeki dönemde wellness, moda ve perakende dünyasının kesişiminde neler konuşacağız? lululemon bu gelecekte nasıl bir rol üstlenmeyi hedefliyor?

Önümüzdeki dönemde wellness, moda ve perakende arasındaki sınırlar daha da ortadan kalkacak. Kişiselleştirilmiş deneyimler, topluluk temelli marka modelleri, sürdürülebilirlik ve inovatif ürün teknolojileri sektörün ana gündemleri olacak. Bunun yanında deneyim ekonomisinin daha da güçlendiğini göreceğiz; insanlar ürün satın almaktan öte bir yaşam tarzına dahil olmak isteyecek. lululemon olarak bu dönüşümün merkezinde yer almayı hedefliyoruz. İnovasyon, topluluk ve bütünsel iyi yaşam yaklaşımımızla bu değişime yön veren markalardan biri olmak üzere pazara ilk girdiğimizden beri aktivasyonlarımızı bu yönde planlıyoruz.

(Fiba Perakende Genel Müdürü Batur Can)

EN ÇOK OKUNANLAR