USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Seyahat

Yayın Tarihi:13 Mart 2026 20:19

Türkiye'de 100 yıl önce tesadüfen bulunan krallık

Türkiye'nin her bir köşesinden tarih fışkırıyor. Bu makalede ise deniz seviyesinden 2172 m yükseklikte, sönmüş volkanik bir dağın zirvesinde yaşamış bir krallığa bakıyoruz: Göllüdağ ve Tabal Krallığı

Türkiye'de 100 yıl önce tesadüfen bulunan krallık

Niğde'nin volkanik yükseltileri arasında binlerce yıl boyunca sessizliğe bürünmüş bir krallık, 1930'lu yılların başında bir çobanın dikkati sayesinde yeniden gün yüzüne çıktı. Çünkü 100 yıl önce Çiftlik ilçesine bağlı Kömürcü köyü sınırlarındaki Göllü Dağ'ın zirvesinde yer alan Geç Hitit Antik Kenti, köyde çobanlık yapan Civan Ali tarafından tesadüfen keşfedilmişti.

Göllüdağ'ın sarp yamaçlarında bulunan devasa bir taş aslan heykeli, arkeoloji dünyasında büyük bir heyecan yarattı. Bu tesadüfi buluntu, Hitit İmparatorluğu'nun yıkılışının ardından bölgede filizlenen ve o güne dek gizemini koruyan Tabal Krallığı'nın en görkemli şehirlerinden birinin kapılarını araladı.

AA'nın derlemesine göre keşfin ardından dönemin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla Cumhuriyet'in ilk yıllarında bölgede bilimsel kazı ve inceleme çalışmaları başlatıldı. İlk kazı çalışmalarının 1934'te Prof. Dr. Remzi Oğuz Arık tarafından başlatıldığı antik kentte, 1968'de arkeolog Burhan Tezcan ve 1992'de Alman Arkeoloji Enstitüsü'nden Prof. Dr. Wulf Schirmer tarafından devam eden çalışmalarla bugünkü hali ortaya çıktı.

KENTİN ÖNEMİ NE?

M.Ö. 8. yüzyıla tarihlenen Göllüdağ, Tabal ülkesinin sınırlarını koruyan adeta bir "kartal yuvası" gibi. Niğde İl Kültür Müdürlüğü'nün sitesinde yer alan bilgilere göre volkanik bir dağ olan Göllüdağ'ın konik olan zirvesinde bir de krater göl mevcut. Bu krater gölden dolayı da Göllüdağ olarak adını almış. Tabal, MÖ 1200 yıllarında Ege göçleri sonra­sında Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla Anadolu'da oluşan Geç Hitit şehir devletle­rinden birisi. Bu dönemde Göllüdağ, Tabal ülkesinde yeri belli olan şehir devletlerinden.

NEDEN GİTTİLER?

Tabal Krallığı'nın Asurluların yoğun saldırıları nedeniyle ulaşım açısından zor ve güvenli bir alan seçip buraya yerleştiği düşünülüyor

Kazılar ilerledikçe arkeologlar dikkat çeken durumlarla karşılaşmış. Şehirdeki orthostatların (kabartmalı taşlar) ve heykellerin birçoğu henüz işlenmemiş, yarım bırakılmıştı. Bu durum, şehrin inşası devam ederken halkın bilinmeyen bir nedenle —belki bir kuşatma, belki de ani bir göç kararıyla— her şeyi olduğu gibi bırakıp gittiğini gösteriyor.

Göllüdağ, Geç Hitit Dönemi olan Tabal Krallığı döneminde M.Ö 8. yüzyılda yerleşimin olduğu bir alan

Arkeolog Mustafa Eryaman, geçtiğimiz yıl AA'ya verdiği röportajda Göllü Dağ'ın Geç Hitit dönemine ait antik kentle hemhal olduğunu söylemişti. Dağda bulunan krater gölün varlığı ve Geç Hitit döneminde dağın savunmaya elverişli olmasından dolayı antik kentin orada kurulduğunu anlatan Eryaman, burada devasa bir kent kurulduğunu anlatıyor. Paylaştığı bilgiler ise şöyle:

-Havadan çekilen fotoğraflara göre cadde ve sokaklar ile içerisinde barındırdığı binalar simetrik yapıda.

-Izgara' denilen bir plan var. Bu plan Anadolu'da simetrik manada da en görkemli antik kentlerinden birini üzerinde taşıyor.

-Kent, milattan önce 8. ile 7. yüzyıllar içerisinde kuruluyor. Kentin esas alanı saray yapısı. Bu yapı aynı zamanda tapınak statüsünü de kazanıyor. Krallar ya da kraliçeler inanç gereği tanrı vasfında olduğu için kurulan bu saray bir bakıma da tapınak. Saray ve tapınağın içinde bulunduğu iç surdaki kent ve bu kenti dıştan çevreleyen devasa bir sur sistemiyle Göllü Dağ tamamen korunaklı bir kent halini alıyor."

Hitit İmparatorluğu çöktükten sonra Anadolu'da değişik bölgelerde küçük Hitit devletçilikleri oluştu. Göllü Dağ ise Tabal Krallığı'nın bilinen ilk ve tek kenti.

-1934'te yapılan ilk kazılarda buradaki devasa çift başlı aslan heykeli ve sütun altlıkları çıkarılıyor. Bu heykel ortalama 1,5 metre yüksekliğinde ve 2 metre genişliğe sahip. Bunun yanında sütun kaideleri aslan altlıklarında çıkarılıyor. Yarım kalmış aslan heykellerini de görüyoruz.

GİZEMİNİ KORUYOR

-Kazılarda yaşamın izlerine dair seramikler az çıktı. Bu durumun kentin kurulum aşamasında terk edildiğinin işareti.

-Kentin terk edilmesinden dolayı farklı yorumlar var. Kent denizden 2 bin 172 metre yükseklikte olması nedeniyle iklimin yaşama el vermediği yönünde bir yorumlama var. Diğeri de kent kurulurken dış güçle ani bir baskın neticesinde tahrip edildiği, halkın ve kralın bölgeden uzaklaştığı yönünde. Salgın hastalık neticesinde kenti inşa eden halkın ve yöneticinin kenti terk ettiğine dair de yorumlamalar var. Bu yorumlamalardan hangisinin gerçekçi olduğu gizemini koruyor.

EN ÇOK OKUNANLAR