USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

Sektörler

Yayın Tarihi:16 Mart 2026 17:41

Gıda ve tarımda stratejik büyüme: Bölgesel güç birliği hamlesi

Türkiye'deki 65 yıllık varlığıyla ekonomi genelinde yarattığı genişleme etkisini verilerle ortaya koyan Cargill, yeni yatırımları ve kaynak yönetimi odaklı projeleriyle Türkiye'yi 70 ülkeyi kapsayan bir üretim ve yönetim merkezi olarak konumlandırıyor.

Gıda ve tarımda stratejik büyüme: Bölgesel güç birliği hamlesi

Türkiye'yi Orta Doğu, Kuzey Afrika ve çevre bölgeleri kapsayan dev bir coğrafyanın yönetim merkezi olarak konumlandıran Cargill Gıda META Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Murat Tarakçıoğlu, geleneksel iftar yemeğinde bir araya geldiği gazetecilere şirketin gelecek vizyonunu ve Türkiye'deki köklü varlığını daha entegre bir yapıya kavuşturacak stratejik yol haritasını paylaştı. 720 kişilik ekibi ve dört farklı şehirdeki tesisleriyle sadece üretim yapan bir şirket değil, ülkenin tarım ve sanayisine uzun vadeli katkı sunan bir yapı olmayı önemsediklerini belirten Tarakçıoğlu, Türkiye üzerinden 70 ülkeye yayılan ihracat ağının bölgesel dengelerdeki kritik rolünün altını çizdi.

EKONOMİK ÇARPAN ETKİSİ: BİR BİRİMDEN BEŞ KATLIK BÜYÜMEYE

Bağımsız akademisyenler tarafından hazırlanan Ekonomik Etki Analizi sonuçları, Türkiye've olan inancın veriye dayalı bir kanıtı olarak masadaydı. Şirketin yarattığı her 1 birimlik doğrudan katkının ekonomi genelinde 5,4 birimlik bir büyüme etkisi tetiklediğini ifade eden Tarakçıoğlu, bu çarpan etkisinin istihdam tarafında da benzer bir ivme yarattığına dikkat çekti. Her bir Cargill çalışanının tedarik zinciri ve yan sektörlerde 14 kişilik ek istihdamı desteklediğini belirten Tarakçıoğlu, bu tablonun yerel ekonomiye sağlanan katma değerin en somut göstergesi olduğunu dile getirdi.

Stratejik Yatırım: Pendik Nişasta Sanayi Entegrasyonu Şirketin Türkiye'deki varlığını daha da pekiştiren Pendik Nişasta Sanayi (PNS) yatırımına dair değerlendirmelerde bulunan Tarakçıoğlu, kalan %50 hissenin devralınmasının ardından mısır ve nişasta türevleri alanında daha verimli, çevreci ve rekabetçi bir yapıya büründüklerini vurguladı. Bu entegrasyonun Türkiye'nin hem iç pazarı hem de ihracat potansiyeli için sağlam bir platform sunduğunu ifade eden Tarakçıoğlu, sürecin etik standartlara tam uyum içinde yönetildiğini ve tüm çalışanların uzmanlığına ihtiyaç duydukları bir büyüme dönemine girdiklerini belirtti.

İZNİK GÖLÜ VE VERİYE DAYALI SU YÖNETİMİ

İftar buluşmasında kamuoyunda tartışılan İznik Gölü'ndeki su seviyesi değişimlerine bilimsel bir perspektifle yaklaşan Tarakçıoğlu, tesislerin gölden su çekmesinin teknik olarak mümkün olmadığını hatırlattı. Su ihtiyacının göl ekosistemiyle bağlantısı bulunmayan, Gemlik Körfezi'ne bağlı ayrı bir yeraltı su sisteminden sağlandığını ve bu durumun devlet kayıtlarıyla sabit olduğunu belirten Tarakçıoğlu, bölgedeki su baskısının temel nedeninin iklim değişikliği ve kuraklık olduğuna işaret etti.

Sorunun değil, çözümün bir parçası olmak adına "İznik Gölü Su Geri Kazanım Projesi"ni hayata geçirdiklerini ifade eden Tarakçıoğlu, "Uluslararası paydaşlarla yürüttüğümüz bilimsel analizler ışığında, çiftçilerimizin su verimliliğini artıracak veriye dayalı bir model kurduk. Amacımız kimseyi karşı karşıya getirmek değil, aksine suyun korunması için ortak faydayı büyütmektir. Sahada uygulanan sistemlerle ilk yılda 374 bin metreküp ölçülebilir su tasarrufu sağladık; hedefimiz bu rakamı kısa sürede 1 milyon metreküpe çıkarmaktır" diyerek çiftçilerle omuz omuza yürüttükleri süreci paylaştı.

1000 ÇİFTÇİ 1000 BEREKET VE KADIN ÜRETİCİ VİZYONU

Yedinci yılına giren '1000 Çiftçi 1000 Bereket' programı ile 27 ilde 8 bine yakın çiftçiye ulaştıklarını belirten Tarakçıoğlu, tarımın geleceğini toprağın sağlığı ve çiftçi refahı üzerinden inşa ettiklerini paylaştı. Programa eklenen 'Kadın Çiftçi Modülü' ile tarımda kadın gücünü desteklediklerini ifade eden Tarakçıoğlu, halihazırda 500'e ulaşan kadın üretici sayısını her yıl üç katına çıkarma hedefleri doğrultusunda ilerlediklerini ve tarımsal kalkınmanın kadın emeğiyle yükseleceğini dile getirdi.

JEOPOLİTİK RİSKLER VE TEDARİK GÜVENLİĞİ

Bölgesel gerilimlerin küresel ticaret hatları üzerindeki etkilerine de değinen Tarakçıoğlu, Cargill'in 160 yılı aşkın küresel deneyimiyle bu tür belirsizlikleri yönetebilecek güçlü risk mekanizmalarına sahip olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin bu süreçte hem tedarik hem de üretim açısından stratejik bir denge unsuru sağladığını vurgulayan Tarakçıoğlu, lojistik esneklik ve operasyonel dayanıklılık sayesinde bölgedeki müşterilere kesintisiz hizmet sunmaya devam ederek Türkiye'nin bölgesel bir merkez olma özelliğini pekiştirdiklerinin altını çizdi.

EN ÇOK OKUNANLAR