USD

-
-%

EUR

-
-%

GBP

-
-%

ALTIN ONS

-
-%

ALTIN GR

-
-%

AA

Yayın Tarihi:

24 Haziran 2026 11:29

Güncelleme Tarihi:

24 Haziran 2026 11:31

Güncelleme Tarihi:

24 Haziran 2026 11:31

Yayın Tarihi:

24 Haziran 2026 11:29

Dedeleri bu işi 1930'lu yıllarda kurdu, 4. kuşak yurt dışına ihraç ediyor

Dört kuşaklık hikaye... Dedelerinin 1930'lu yıllarda kurduğu işi şimdi dördüncü kuşak sürdürüyor. Aile dünya pazarına açıldı.

Dedeleri bu işi 1930'lu yıllarda kurdu, 4. kuşak yurt dışına ihraç ediyor

Sagalassos Antik Kenti'nin eteklerinde yaşayan Ertaş ailesi, dedelerinden miras aldıkları gül yağı ve gül suyu üretimini modern teknolojiyle birleştirerek uluslararası pazarlara açıldı.

Ertaş ailesinin dördüncü kuşak temsilcileri, dedeleri Mehmet Ali Ertaş'ın 1930'lu yıllarda bakır kazanlarda ve odun ateşinde başlattığı gül suyu ile gül yağı üretimini, bugün modern tesislerinde sürdürmeye devam ediyor.

Ailenin ikinci kuşak temsilcisi Sefa Ertaş, mesleği babası Mehmet Ali Ertaş'tan devraldı. Daha sonra bayrağı oğulları Yüksel ve Hüseyin Ertaş'a teslim eden Sefa Ertaş'ın ardından, bugün üretim faaliyetlerini Yüksel Ertaş, oğulları Mücahit ve Sefa Ertaş ile birlikte sürdürüyor.

Yıllardır kozmetik sanayisinin önemli ham maddelerinden doğal gül yağı üretimiyle geçimini sağlayan aile, bugün kendi markasıyla geliştirdiği kozmetik ürünlerle 21 farklı ürün çeşidine ulaştı.

Dördüncü kuşak gül üreticisi ve ziraat mühendisi Sefa Ertaş, AA muhabirine, büyük dedesi Mehmet Ali Ertaş'ın gül üretiminden elde ettiği kazançla hac ibadetini yerine getirdiğini söyledi.

Büyük dedesi Mehmet Ali Ertaş'ın yüksek katma değeri nedeniyle küçük bir bahçede gül yetiştiriciliğine başladığını anlatan Ertaş, şunları kaydetti:

"Dört kuşaktır gül yağı üretimi yapan bir aileyiz. Hikayemiz, Sagalassos'un eteklerinde büyük dedem Mehmet Ali Ertaş'ın güle duyduğu sevgiyle başladı. 1930'lu yıllarda küçük bahçelerde gül yetiştirmeye başlayan dedem, çevresindekileri de bu üretime teşvik etmiş. Onu görenler bahçelerine gül dikmeye başlamış. O dönemlerde gül yağı, saatler süren bir süreç sonunda bakır kazanlarda ve odun ateşinde kaynatılarak elde ediliyormuş."

Gülden parfüme uzanan süreç

Mehmet Ali Ertaş'ın ardından aile işletmesinin başına dedesi Sefa Ertaş'ın geçtiğini belirten Ertaş, bu dönemde gül yağı fabrikasının kurulduğunu ve üretim kapasitesini artırmak amacıyla gül bahçelerinin genişletildiğini söyledi.

Babası Yüksel Ertaş'ın da mesleğin inceliklerini kendilerine öğrettiğini dile getiren Ertaş, bugün aile olarak kendi markalarıyla üretim yaptıklarını kaydetti. Bölgede tanınmaya başlamalarının ardından Burdur Valiliğinin desteğiyle kurulan Koku Akademisine katıldıklarını anlatan Ertaş, aldıkları eğitimlerin ardından Fransa'da incelemelerde bulunma fırsatı yakaladıklarını ifade etti.

Ertaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Kokulara karşı her zaman özel bir ilgim vardı. Koku Akademisi'nde eğitim aldıktan sonra Valiliğimiz tarafından Fransa'ya gönderildik. Orada parfüm evlerini ziyaret ederek sektördeki uygulamaları yerinde görme fırsatı bulduk. Burdur'da yetişen güllerden parfüm üretildiğini öğrenmek bizi ayrıca gururlandırdı. Bu deneyimlerden hareketle bölgemizde ürettiğimiz gül yağını katma değerli ürünlere dönüştürdük, kozmetik ürünlerimizi geliştirdik. Bugün hem üretim yapıyor hem de parfüm tasarım eğitimleri veriyoruz."

Yıllık ortalama 15 ton gül üretimi gerçekleştirdikleri bilgisini veren Ertaş, hedeflerinin ürün çeşitliliğini artırarak yurt dışı pazarlarında daha güçlü bir yer edinmek olduğunu vurguladı.

İhracatla gelen büyüme

Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi baba Yüksel Ertaş ise 1989 yılında fabrika usulü üretime geçtiklerini belirterek, yaklaşık 30-35 gün süren gül sezonunda yoğun çalışma yürüttüklerini ifade etti. Ertaş, bu süreçte ürettikleri gül yağı ve gül suyunu başta Fransa, Japonya ve Suudi Arabistan olmak üzere çeşitli ülkelere ihraç ettiklerini kaydetti.

EN ÇOK OKUNANLAR