Güncelleme Tarihi:
13 Nisan 2026 16:10Yayın Tarihi:
13 Nisan 2026 16:04Yayın Tarihi:
13 Nisan 2026 16:04Güncelleme Tarihi:
13 Nisan 2026 16:10
Türkiye'de gastronomi turizmi dünyada hızla büyüyen bir trend. "TURYİD olarak bu pastadan aldığımız payı artırmamız gerektiğini düşünüyoruz" diyen Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği Başkanı Kaya Demirer, "Bunun için farklı bölgelere yatırım yaparak, turizm gelirlerini ve gastronominin payını yükseltmek mümkün. Ancak söz konusu yatırımın salt restoran yatırımı olarak düşünülmemesi gerekiyor. Bölgenin tarım, hayvancılık ve balıkçılık potansiyelinden başlayarak, topraktan başlayan bir ekosistem yatırımından söz ediyoruz. Üretici, yerel otorite, bölge halkı topyekün bir kalkınma planı ve stratejiyle gastronomi turizmini ele almak zorundayız. Ürüne yatırım, altyapı yatırımı, ulaşım, konaklama tesisi derken nihayetinde tüm bu mekanizmayı besleyecek restoran yatırımları" diyor ve ekliyor: "Bu yaklaşım, sektöre uzun vadeli sürdürülebilirlik ve ekonomik katma değer kazandırıyor."
İÇ TURİZMLE SINAMA VE DENEYİM ZENGİNLEŞTİRME
Demirer, söz konusu kalkınma stratejileriyle ilgili olarak, "Bu stratejiler yalnızca turisti çekmek için değil, önce iç turizm ile sınanmalı ve ülkemizin değişik bölgelerinden insanların hareketliliğiyle önce içeride gastronomi ve gastronomi ile birleşebilecek diğer faaliyetleri ve değerleri (tarih, kültür, sanat & müzik, spor etkinliklerini) devreye sokmalıyız. Turizmde ürün ve bölgeye bağlı olarak farklı kültürlerin çeşitliliğini öne çıkaracak şekilde yedi bölge ve dört mevsimden yararlanabileceğimiz gastronomiyi tüm deneyimin içine entegre etmek gerekiyor. Kültür satın almak isteyen turiste, tarihimizi, yemek kültürümüzü ve geleneklerimizi bugünün yenilikçi yaklaşımları ve sanatla bir araya getirerek sunabilirsek, sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel seviyesi yüksek bir kesimden ilgi göreceğiz. Bu yaklaşım hem yeni pazarlar açacak hem de gastronomi sektörünün ekonomiye sağladığı katma değeri artıracak" yorumunda bulunuyor.
ÖNE ÇIKACAK BÖLGELER VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK
Demirer; öne çıkacak iller ve sürdürülebilirlikle ilgili olarak, "Öne çıkacak iller, mevcut gastronomik potansiyeli ve yerel üreticilerin gücüyle ön plana çıkan şehirler olmalı. Nevşehir/Göreme/Kapadokya, Gaziantep, Adana ve Antakya ve Ege'de Urla ve çevresi, Kuzey Ege'de Ayvalık, Asos ve çevresi bu anlamda ciddi potansiyele sahip. Yerel lezzetlerin korunması ve sürdürülebilirliği için hem sektörün hem de kamu kurumlarının iş birliği kritik. Öncelikli adım, üreticiden mutfağa uzanan değer zincirinin her halkasında standartları ve izlenebilirliği sağlamak; coğrafi işaretli ürünlerin doğru üretilmesini ve güvenilir şekilde sunulmasını temin etmek olmalı. Bu iş birliği, gastronomi turizmini güçlendirirken yerel kültürel mirasın ve ekonominin de korunmasına olanak tanıyacak" diyor.
COĞRAFİ İŞARETLİ ÜRÜNLERİN GASTRONOMİ TURİZMİNE KATKISI
Yerel üreticiler ve coğrafi işaretli ürünler, gastronominin kimliğini belirleyen temel unsurlar haline geldi. Bugün tüketici yalnızca lezzete değil, ürünün nereden geldiğine, arkasında nasıl bir hikaye olduğuna ve o hikayenin güvenilirliğine bakıyor. Metro Türkiye ve FutureBright iş birliğiyle yapılan 'Coğrafi İşaretli (Cİ) Ürünler Araştırması'na göre katılımcıların yüzde 72'si coğrafi işaret kavramını biliyor ve yüzde 34'ü bu ürünleri özellikle tercih ediyor. "Bu nedenle restoranların doğru ürünü doğru kaynaktan tedarik etmesi ve tüketiciye şeffaf şekilde anlatması kritik önem taşıyor" diyen Demirer, "Tüm bu veriler bize, coğrafi işaretlerin artık gastronominin kimliğini belirleyen temel unsurlardan biri olduğunu gösteriyor. Şefler için mükemmeli yakalama, restoranlar için fark yaratma ve misafir için güven yaratma arayışında bu ürünlerin rolü giderek güçleniyor" yorumunda bulunuyor. Bu nedenle yerel ürünün korunması, doğru üretilmesi, doğru anlatılması ve geleceğe taşınması hem sektörün hem de kültürel mirasımızın sürdürülebilirliği için vazgeçilmez" diyen Demirer, coğrafi işaretli ürünlerini tescillemenin ve ulusal ve uluslararası restoran mutfaklarında şeflerle buluşturmanın önemine dikkat çekiyor
GASTRONOMİ BİR KALKINMA MODELİ
Demirer, TURYİD'in rolünü anlatırken, "Amacımız, Türkiye'yi gastronomi alanında hem ulusal hem de uluslararası etkinliklerde temsil etmek ve turist deneyimini bütünsel bir şekilde zenginleştirmek. Michelin, Gault&Millau ve İncili Gastronomi Rehberi gibi bağımsız derecelendirme kuruluşlarının değerlendirmeleri, şehirlerin ve restoranların görünürlüğünü artırıyor. Bizim rolümüz, eğitim programlarıyla şeflerin ve işletmelerin sürdürülebilirlik, yerel ürün kullanımı ve inovatif sunum konularında yetkinliklerini güçlendirmek; etkinliklerle gastronomi deneyimini sadece yemek değil, hikaye ve güven boyutuyla da sunmak. Bu yaklaşım, turistin sadece tabağı değil, ürünün kaynağı ve işletmenin şeffaflığıyla tamamlanan bir deneyim yaşamasını sağlar" diyor.
"Gastronomi artık yalnızca bir tüketim alanı değil, üretimden ihracata, turizmden diplomasiden şehirlerin markalaşmasına uzanan geniş bir kalkınma modeli olarak değerlendirilmeli. Türkiye'nin gastronomi ekosistemi, 30-35 farklı sektöre dokunan, milyarlarca dolarlık bir ekonomik potansiyeli içinde barındırıyor. Ancak bu potansiyeli sürdürülebilir şekilde kullanmak için yapısal reformlar şart" uyarısında bulunan Demirer, gastronominin geniş vizyonunu vurguluyor.

(Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği Başkanı Kaya Demirer)
Yeni restoran veya gastronomi markası kurarken, yatırım ve işletmecilik açısından en önemli noktanın kritik soruları sormak, eksiksiz ve tavizsiz olacak şekilde cevaplardan tatmin olmak olduğunu belirten Kaya Demirer, şu sorulara dikkat çekiyor:
*Kime hitap edeceğim?
*Hitap edeceğim hedef kitleye pazarda hali hazırda hizmet eden diğer markalar, rakipler kimler?
*Rakiplerden farklı olarak hangi hedefleri kendime strateji olarak belirliyorum ve hedeflediğim kitleye rakiplerden ayrışmak amacı ile tam olarak ne vaat ediyorum?
*Vaadimde samimi ve inandırıcı mıyım?
*Hedef kitleye vaatlerimi anlatmak ve ilgi çekmek için pazarlama ve iletişim kanallarını doğru belirledim mi?
*Hedef kitlemi yeteri kadar geniş bir perspektifte oluşturdum mu?
*Tüm bu sorularımın tatminkâr yanıtlarını aldıktan sonra başlayacağım heyecanlı serüven için doğru lokasyonu buldum mu?
*Yakalayacağım başarıyı yıllara yayacak ve sürdürülebilir bir iş modeli yapacak stratejilerim mevcut ve inandırıcı mı? Talebi sürekli üst seviyede tutabilecek miyim?
*Kiminle yola çıkıyorum? Ekip arkadaşlarım bu heyecanı her gün taşıyacak bir yapıya sahipler mi? Kadro mühendisliğini gerek operasyonel verimlilik gerek müşteri memnuniyeti açısından doğru yaptığımdan emin miyim?
*Organizasyon içindeki ekip arkadaşlarımın uzun süreli birlikteliği sağlayacak şekilde sağlıklı bir iş modeli kurduğumdan emin miyim?
*Krizlere karşı dayanıklılığı olan bir iş modeli kurabildim mi ve bunun için gerekli finansal ve insan kaynaklarına sahip miyim?