GİRİŞİMCİLİK
02 Nisan 2021 13:16
Murat Onuk

Girişimcilik perspektifinden Tarım 4.0

Tarımda kendi kendine yetebilen az sayıda ülkeden biri olarak Türkiye'nin kısa bir süre içerisinde tarım girişimleri konusunda öncü ülkeler arasında yer alacağına ve bugün start-up olarak başlayan firmalarımızdan küresel oyuncular çıkartabileceğimize inanıyorum. Yeter ki tarım ve tarımda dijitalleşmenin önemi konusundaki farkındalığımızı artıralım

Girişimcilik perspektifinden Tarım 4.0

rdüncü Sanayi Devrimi'ni oluşturan nesnelerin interneti, büyük veri ve bulut bilişim sistemleri gibi temel teknolojilerin kullanımının hızla yaygınlaşması sonucunda günümüzde bahsimize konu olan devrimin yansımalarını hayatın her alanında sıkça görür olduk. Çok uzun bir geçmişe ve insanoğlunun yeryüzünde varlığını sürdürebilmesi için hayati bir öneme sahip olan tarımsal faaliyetler de bu teknolojilerden son yıllarda giderek daha fazla istifade eder oldu. Önceleri tarımda akıllı uygulamaları tartışırken artık tarım 4.0 gerçeği ile karşı karşıya olduğumuzu düşünüyorum. Hal böyle olunca tarım 4.0 alanında hızla yeni hizmet ve iş modelleri oluşturulmaya başlandı. Buna bağlı olarak tarım ve hayvancılık alanında teknoloji tabanlı yeni girişimlerin ortaya çıkması da kaçınılmaz oldu. Tarım devriminin gerçekleşmesine katkı sağlayan, girişim ekosisteminde Agri-Tech olarak adlandırılan teknoloji temelli tarım girişimlerine olan yatırımcı ilgisinin de bir süredir bariz bir artış eğiliminde olduğunu gözlemliyoruz.

Tarım 4.0 ve kullanılan uygulamalar

Tarım ve hayvancılık doğrudan istihdam ve dolaylı olarak ekonomik refah ile bağlantılı olduğu için tarih boyunca her toplum tarafından önemsenmiş ve önceliklendirilmiş bir konu... Değer zinciri boyunca birbirleri ile özerk bir şekilde iletişim kurabilen teknoloji ve cihazlar vasıtasıyla tarımsal üretim faaliyetlerinin planlanması ve yürütülmesini 'tarım 4.0' olarak ifade edebiliriz. Burada tarım 4.0 kavramını, geleneksel tarımdan farklılaştıran ve devrim olarak nitelendirilmesine neden olan husus, geleneksel yöntemlerin aksine dijitalleşmenin, otomasyonun ve yapay zekanın değer üretimi süreci boyunca etkin bir rol oynamasıdır. Bu konuları şöyle örneklendirebiliriz:

01I Robot çiftçiler:

Diğer adıyla agrobotlar programlanarak insan gözetiminde fakat doğrudan insan emeğine ihtiyaç duymadan toprağın hazırlanması, tohumlama, ekim, haşere kontrolü ve hasat gibi görevleri yerine getirirler.

02I Bağlantılı sürü yönetimi sistemleri:

Hayvanlara takılan özel sensörler aracılığıyla hayvanların hastalık, hamilelik, süt ve yem takibine ilişkin bilgiler üretip paylaşarak sürü yönetimini oldukça etkin kılar.

03I Verim görüntüleme ve haritalama sistemleri:

Bir mobil cihaz aracılığıyla hava durumunu, arazideki toprağı, ürünlerin verimini, nem miktarını, protein ve yağ oranlarını analiz ederek sonuçları üreticiye eşzamanlı raporlar. Böylece çiftçiler yüksek ve düşük verim potansiyeline sahip alanları belirleyerek arazi yapısına en uygun ürünleri tercih ederler.

Hızlı karar verme ve harekete geçme fırsatı sunuyor

Akıllı tarım sistemleri, nesnelerin interneti altyapısı ile özellikle sera üretiminde yer alan üretim süreçlerini baştan sona gözlemleme ve yönetme imkanı tanır. Birbiriyle iletişim halinde olan ve senkronize çalışabilen makineler sayesinde hızlı karar verme ve harekete geçme fırsatı sunarlar. Topraksız tarım ve dikey tarım gibi inovatif tarım çözümlerini de tarım 4.0 çatısı altında değerlendirebiliriz. Günümüzde teknoloji başta sürdürülebilirlik, çevre ve kârlılık açısından en makul tarımsal kararların alınmasına ve kaynakların büyük oranda etkin kullanılmasına olanak sağlıyor. Ülkemizde de bu alanlarda başarılı girişimlerimizin çıktığını sevinerek söyleyebilirim.

Tarım 4.0 neden önemli? Girişimciler için fırsat mı tehdit mi?

Tarım 4.0'da kullanılan teknolojiler ile hem tarım üreticilerinin işleri kolaylaşıyor hem de soframıza gelen gıda ürünlerinin kalitesi ve doğallığı artıyor. Günümüzde dünya çapında neredeyse 800 milyon insanın kronik olarak açlık sınırında yaşadığını ve 2 milyar insanın besin eksikliğinden muzdarip olduğunu düşünürsek tarımdaki dijital dönüşümün sunduğu çözümleri göz ardı etmemiz pek de mümkün görünmüyor. Ülkemizde 2020 yılının 'Tarımda Dijitalleşme Yılı' olarak ilan edilmesi ve 2023 yılına gelindiğinde tarımsal gayrisafi yurt içi hasılanın 150 milyar dolara, tarım ihracatının ise 40 milyar dolar seviyesine çıkarılmasının hedeflenmesi, tarım sektöründe teknoloji tabanlı dönüşüm için çok önemli fırsatların ortaya çıkacağına işaret ediyor. Bu hedeflerin başarıyla gerçekleştirilebilmesi için çiftçilerimizin kadim tarım tecrübesi ile bu alanda inovasyon ve çözümler üretmeyi hedefleyen girişimcilerimizin bir araya gelmesi gerekiyor.

Küresel çözüm önerisi sunan tarım girişimleri artmalı

Tarım sektörünün yüzleşmekte olduğu tehditlerle başa çıkabilmesi için küresel çözüm önerilerini ortaya koyan tarım girişimlerinin Derin teknoloji alanlarında halihazırda Ar-Ge faaliyetleri yürüten girişimlerin tarım endüstrisini göz ardı etmemeleri gerekir. Zira tarımın geleceğine ve gıda endüstrisine yazımızda bahsi geçen teknolojilerin yön vereceği oldukça açık. Bu nedenle tarım 4.0 alanında eşsiz fırsatların yer aldığını girişimcilerimize belirtmek isterim.

Yatırımcılar açısından tarım 4.0

Tarım faaliyetlerinin çevre açısından sürdürülebilir, ekonomik açıdan kârlı ve sosyal açıdan insan sağlığını gözeten bir yapıya kavuşabilmesi için tarım alanındaki dijital dönüşümün hız kazanmasına ihtiyacımız var. Bu noktada çiftçilerimize ve girişimcilerimize düşen görev ve sorumluluklar kadar girişim ekosistemini oluşturan diğer paydaşlara da rol düşüyor. Bu kapsamda özellikle yatırımlarda artış sağlanması için:

Devlet stratejileri haricinde özel sektörün de tarımsal teknoloji Ar-Ge stratejilerini oluşturması, iş birliği ve kümelenme çalışmalarını gerçekleştirmesi,

Tarım teknolojileri konusunda patent ve faydalı modeller için var olan teşviklerin daha etkili kullanılması,

Teknolojik altyapının tamamlanmış olması

Agri-Tech girişim sermayesi yatırım fonlarının kurulması ve yaygınlaşması gerekiyor.

Tarım 4.0 alanında faaliyet gösteren girişimlerin ölçeklenebilirlik ve pazar market uyumu gibi yatırım alabilmek açısından oldukça öneme sahip hususları diğer alanlardaki girişimlere kıyasla daha kolay sağlayabileceğini ve bu nedenle yatırım alma konusunda öncelik sahibi olabileceklerini düşünmekteyim. Tarım girişimlerinin dünyanın farklı yerlerinde yüksek değerlemeler almaya başlamış olması da bu savımı destekliyor.

EN ÇOK OKUNANLAR