SOSYAL FAYDA
09 Ağustos 2021 13:40

"Sosyal fayda bulaşıcıdır"

Toplumsal sağlık ve sorumlu vatandaşlık bilincinin temelini oluşturan sosyal fayda kavramını ve etkili sosyal fayda iletişimini, bu ay SosyalBen Vakfı Başkanı Ece Çiftçi ile konuştuk. Vakıf, dezavantajlı bölgelerde yaşayan 7-13 yaş arası çocukların yeteneklerini keşfetmelerini ve geliştirmelerini amaçlayarak, kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak eğitim çalışmaları gerçekleştiriyor.

"Sosyal fayda bulaşıcıdır"

Çocukların ve gençlerin, yaşadıkları dünyadan sorumlu bireyler olarak yetişmelerine katkı sağlamayı hedefleyen vakıf; SosyalBen Store ve Sosyalben Akademi ile sosyal faydanın sürdürülebilir bir 'fayda ekonomisi' olmasını sağlıyor. Faaliyetlerini ise Türkiye'den dünyaya seslenen bir sosyal girişim modeli olarak sürdürmeyi planlıyor.

* Öncelikle sosyal fayda tanımından başlarsak; bu tanımın doğuşu ve bugün kapsadığı başlıklar hakkında neler söylersiniz?

Sosyal fayda kavramı; sağlıklı toplum ve bilinçli vatandaşlık için atılacak adımların ve hayata geçirilecek eylemlerin bir bütününü oluşturuyor. 'Biz' olgusunu doğuruyoruz. Bu olgu, birliktelik olgusu ve takım çalışması ile buluştuğunda, faydayı sürdürülebilir kılma yolunda ilk adımı atmış oluyorsunuz. Sosyal faydaya dair dönüşümleri genelde toplumların yaşadığı büyük doğal felaket veya toplumsal olaylardan sonra gözlemliyoruz. Ötekine dair bir aksiyon bilincimiz ya maruz kalınca ya da şahit olunca daha da güçleniyor. Bu anlamda da Türkiye nezdinde 1999 depreminden sonra ve birlikte çalıştığımız Z Kuşağı'nın aktivist ruhuyla Türkiye'de hem sivil toplum hem de sosyal girişimcilikte yeni nesil imzaları görüyoruz. Tabii tüm bunların yanı sıra sosyal faydanın bulaşıcı olduğunu söylemek isterim. O tarifsiz duyguyu hissetmeye başladığınızda, bu duygudan kopamayacak ve sosyal fayda yaratma yolunda daha çok çaba sarf etmeye başlayacaksınız.

* Bu tanım doğrultusunda SosyalBen'deki yolculuğunuz nasıl devam ediyor?

SosyalBen Vakfı bünyesinde hayata geçirdiğimiz her türlü faaliyet tam da böyle bir amaç uğruna hayat buluyor. Bireysel açıdan Ece Çiftçi ve kurumsal açıdan SosyalBen Vakfı olarak hedefimiz; çalışmalarımızı genişletmenin yanı sıra her zaman verimli sürdürülebilirlik sağlayabilmek. Sosyal etkinin ancak sürdürülebilir olduğunda ve kümülatif olarak sosyal fayda yarattığında daha anlamlı hale geldiğini düşünüyoruz. Bu farkındalıkla kurduğumuz iktisadi işletmelerimizle çalışmalarımızı sürdürülebilir hale getirmeye önem veriyoruz. Aynı zamanda tüm dünyanın savaştığı salgın döneminde çalışmalarımızı dijitalleştirerek Mart 2020'de e-SosyalBen markasını kurduk. Fiziki sahalarımızla birlikte gerçekleştirdiğimiz online atölyeler, çalıştaylar, zirveler ve daha birçok farklı online etkinlik sayesinde bugüne kadar 73 bin kişiye ulaştık. İşletmelerimizden biri olan #İyiliğeAçılanMağaza SosyalBen Store, tamamı gönüllülerimizin ve ünlü destekçilerimizin tasarımlarından oluşan ürünlerimizin satışlarıyla çocuklara umut olmaya devam ediyor. Bir diğer iktisadi işletmemiz SosyalBen Akademi ise kamu kurumları, eğitim kurumları, kurumsal firmalar ve öğrencilere sosyal girişimcilik, gönüllülük ve sosyal sorumluluk alanında danışmanlık hizmeti veriyoruz. #DünyadanBizSorumluyuz mottomuzla birlikte Avusturya ve Avusturalya'lı partnerlerimizle Türkiye- Avusturya-Avusturalya arasında gönüllü değişim programlarını yine SosyalBen Akademi üzerinden ilerletiyoruz. Aynı zamanda kurumlarla birlikte sosyal sorumluluk projelerine imza atarak gençlere gönüllüğü öğretiyoruz. Çünkü gönüllülük ancak öğretildiği ve eşit deneyim alanları sağlandığı zaman ömür boyu benimsenin bir sorumluluğa dönüşüyor.

* Sosyal fayda projeleri tüm paydaşların katkı sağlamasıyla sonuca ulaşabiliyor. Devletler, özel sektör ve STK'lar size göre nasıl bir çalışma modelini hayata geçirmeli?

Tüm kurum ve kuruluşlarda sosyal faydayı sürdürülebilir kılmak çok önemli. Sürdürülebilirliği de kendi içinde ikiye ayırıyoruz. Birincisi katılımı devamlı kılmak yani gönüllü ekiplerin bu anlamdaki motivasyonlarına sosyal yatırımlarda bulunmak ve buradaki kitleyi eksiltemeden mümkünse artırmak. Bir diğeri de sponsorluk. Bağış ve dış kaynaklardan bağımsız olarak fonu proje ve kuruma dair bir ekonomik modele dönüştürmek. Sosyal fayda bugün dünyada üçüncü ekonomi olarak değerlendiriliyor. Gönüllülerin, profesyonel aktivistlerin ve sosyal girişimcilerin dünya ekonomisine hem iş gücü hem de ekonomik olarak sağladığı fayda asla yadsınamaz. Buradan yola çıkarak her yapının kendine ait sürdürülebilir bir fon modelinin olması gerekiyor ki bu yapıyı dışa bağımlılıktan kurtarsın. Aynı zamanda yıllar içinde sosyal etkisini de artırmasına destek olabilsin. Bunun için de sivil toplumda iktisadi işletmelerin güçlendirilmesi, özel sektörde kurumsal sosyal sorumluluk departmanlarının proje fonlama modelini kamuoyu ile paylaşması ve devlet kurumlarında da sosyal faydaya dair tüzel kişiliklerin örneğin sosyal girişimcilik gibi tanınıyor olması gerektiğini düşünüyorum. Sosyal faydanın olduğu tüm kanallarda sivil toplum, kamu ve özel sektör bir takım arkadaşı gibi birlikte ve omuz omuza çalışmalı.

* Sosyal fayda yaklaşımı şirketleri, ekonomileri, ülkeleri dolayısıyla yaşam döngüsünü nasıl değiştirebilir?

Sosyal fayda yaklaşımının öyle bir gücü var ki; önce bireyleri, sonra bireylerin dâhil olduğu toplumu ve sonunda ise dünyayı değiştirip dönüştürebilir. Sırayla baktığımız zaman şirketlerin bugün kârlılık oranlarını artırmaları ve tüketiciyle aynı sayfada olabilmeleri için sosyal faydaya dair dokunuşlarını mutlaka dile getirmeleri gerekiyor. Bugünün tüketicisi, sorumlu ve duyarlı bir üreticiyi tercih ederken; sorumlu üreticiyi global pazara taşıyor. Diğer taraftan biraz önce değindiğim üzere dünya artık sosyal fayda kısmını üçüncü bir ekonomi olarak değerlendiriyor. Sosyal fayda alanında yapılan çalışmalar bir araya geldiğinde, bu alanın dünyanın en büyük beş ekonomisinden biri olduğu, yapılan araştırmalarla çerçevesinde kamuoyu ile de paylaşıldı. Dolayısıyla sosyal faydanın sadece toplumsal değil, ekonomik kalkınmada da kilit bir aktör olduğunu görüyoruz. Ülkeler tarafından baktığımız zaman, sosyal faydayı sürdürülebilir kılan yegâne kişilerin ise gönüllüler olduğu görülüyor. Dolayısıyla gönüllülük dediğimiz sorumluluğun sadece toplumsal katılım tarafında değil; aynı zamanda vatandaşlık profili anlamında da bize bir şeyler söylediğini görüyoruz. Bugün gönüllülük oranı yüksek olan ülkelerde aktif vatandaşlığın da etkileri söz konusu... Aktif vatandaşlık; vatandaşlık sorumluluklarını yerine getirirken aynı zamanda toplumdaki sorumluluğunun farkında olan bireyler anlamına geliyor. Aktif vatandaşı yüksek olan ülkelerde, sorunların çözümlerini başkalarından beklemek yerine sorunlara çözüm üreten girişimci bir ruhtan bahsediyoruz. Bu da orta ve uzun vade de ülkelerin gelişim kaslarını da güçlendiriyor. Özetlemek gerekirse sosyal fayda; bugünden yarına inşa ettiğimiz bir kültür olmanın yanı sıra bugünden bizi yarına götürecek olan en önemli aktörlerden biri...

"SOSYAL ETKİNİN AKTARILMASI ÇOK ÖNEMLİ"

14 yıllık yolculuğum boyunca takipçinin sahadan anılar dinlemeyi ve okumayı tercih ettiğini gözlemledim. Dolayısıyla kurumlarımızda sosyal medyamızı da buna göre şekillendirdik. İletişiminizi yaparken özellikle de sosyal fayda noktasında takipçinizi, destekçinizi dinlemek ve onları gözlemlemek, kuruma ait bir iletişim yolu benimsenmesine de yardımcı oluyor.

Etkili bir sosyal fayda iletişiminden söz ederken şunları sıralayabiliriz:

* Öncelikle yapılan projenin sosyal etkisinin anlatmak.

* Projedeki hedef ve sahada karşılaşılan gerçekle bir durum analizi ortaya koymak.

* Paydaşlarla olan diyaloglara değinmek. Buradan takipçi, okuyucu iş birliği haritasını anlayacak ve ilham alacaktır.

* Projenin adımları özetlenmeli ve son olarak takipçiyi harekete geçirecek bir misyon vermek.

Herkesin mutlaka uzaktan veya yakından katkıda bulunabileceği bir fayda olduğu dile getirilmeli. Tüm bunları toparladığımızda ilgili görsel ve videolarla birlikte aslında hem harekete geçirici hem de toplumu bilinçlendirici bir iletişim çalışması yapmış oluyoruz. Bunlara ek olarak sosyal fayda iletişiminin etkili olması için öncelikle mevcut sorunun belirlenmesi, daha sonra kaynağın ve çözüm yolunun anlatılması, soruna özel çözüm modelleri oluşturulması gerekir. Tüm bunların sonrasında gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi ile yaratılan sosyal faydanın boyutu rakamlar, veriler ve çıktılarla duyurulur. Sosyal fayda iletişiminde en önemli husus, projenin sağladığı sosyal etkinin aktarılması, sosyal faydanın rakamsal verilerle izahı ve süreçle ilgili deneyimin başkalarına örnek olması için kamuoyu ve hedef kitlelerle paylaşılmasıdır.

EN ÇOK OKUNANLAR