Türkiye Kimya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Yalçın, yeşil kimyanın geleceğini Platin'e şöyle değerlendirdi:
Teknoloji, endüstriyel hayatta devrimsel dönüşümler yaratan, insanlık tarihi boyunca endüstriyel devrimleri başlatan temel bir araç oldu. Bu araç, insan hayatına ve sanayiye kolaylıklar ve faydalar sağladığı gibi olumsuz etkileri de ortaya çıkarabilir. En ideal teknoloji, doğaya, insan hayatına zarar vermeden ekonomik kazançlar sağlayabilen teknolojidir. Dolayısıyla, teknoloji ve sürdürülebilirlik ilişkisi ele alınması gereken hayati bir konudur. Kimya endüstrisinin, sürdürülebilirlik çalışmalarını teknoloji, çevresel, ekonomik ve sosyo kültürel boyutları bir araya getirip, göz önüne alarak çeşitli çözümler üretmesi gerekiyor. Bu nedenle 'Laboratuvardan Endüstriye Yeşil Kimya: Sürdürülebilir Gelecek için Yeni Yaklaşımlar' kavramı adı altında kimyasal ürün yaşam döngüsünün tamamı değerlendirilerek; daha az deney, daha az malzeme ve daha kısa sürede daha fazla iş yapmak amacı hedeflenmeli, bu doğrultuda oldukça yoğun çaba gösterilmelidir. Bu çabanın sonucunda elde edilecek çözümler ile sosyal ve çevresel yönden daha fazla verimlilik ve daha az atık oluşması hedefi en temel amaçlardan biridir. Bu amaç doğrultusunda kimyasal kirliliğin önlenmesi ve tasarım açısından güvenli ve sürdürülebilir kimyasalların teşvikiyle birlikte yeşil kimya kavramı ortaya çıkıyor.
TEKNOLOJİNİN YEŞİL DÖNÜŞÜMDEKİ ROLÜ
Yeşil kimyanın uygulanabilmesi ve bunun sürekliliğinin sağlanabilmesi için yapılması gerekenler ise şu şekilde sıralanabilir: Modern teknolojiler ve otomasyon kullanılarak enerji verimliliği artırılabilir bunun yanı sıra üretim süreçleri daha sürdürülebilir hale getirilebilir. Değerli kaynakların ve bunların en başında endüstride suyun daha az tüketimi, enerjinin daha az tüketimi hatta daha da önemlisi geri kazanımı bu tür operasyonel işlemlerde sürdürülebilirlik açısından çok önemlidir. Üretim süreçleri içerisinde yeniden kullanım önemli bir alternatiftir. Kullanılan kimyasalların, metallerin, suyun ve enerjinin tekrardan kullanımı için birçok olasılık bulunabilir. Genelde kapalı üretim süreçlerinde kimyasalların ve suyun tekrar kullanımı ekonomik olarak da avantajlıdır. Örneğin, kademeli tekrar kullanım olarak ifade edilebilen sistemle bir üretim aşamasında oluşan atık ısı enerjisi başka bir aşamada girdi olarak kullanılabilir.
TEKNOLOJİ VE İNOVASYON İLE KARBONSUZ KİMYA GELECEĞİ
Kimya endüstrisi, paydaşların artan ilgisi, düzenleyici değişiklik ve teknoloji inovasyonu nedeniyle karbonsuzlaştırma stratejilerine daha kesin bir şekilde odaklanıp karbondan arındırma, geri dönüşüm ve kaynak geri kazanım taahhütleriyle sürdürülebilirlik konularına eğilmelidir. Bu anlamda Avrupa Birliği Yeşil Anlaşması'nın bir parçası olarak Avrupa Kimya Endüstrisi COP 21 iklim çözümünün bir parçası olarak 2050 yılına kadar karbon nötrlüğü taahhüdünde bulundu. Sonuç olarak sürdürülebilir kimya endüstrisi, çevre sorunlarıyla mücadele etmek ve gelecek nesiller için yaşanabilir bir dünya yaratmak adına kritik bir rol oynuyor. Her birey, günlük hayatında çevreye duyarlı tercihler yaparak ve sürdürülebilirliği destekleyen ürünleri tercih ederek bu dönüşüme katkıda bulunabilir. Sürdürülebilir kimya endüstrisi çevresel sorunlarla mücadele etmek, doğal kaynakları korumak ve insan sağlığını iyileştirmek için büyük bir potansiyele sahip.
(Türkiye Kimya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Marmara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bahattin Yalçın)