KADIN
30 Eylül 2021 15:31
Umut Çelik

Baxter Türkiye, kadın çalışanların ilerlemesi için ilham veriyor

Baxter işe alma, elde tutma ve terfi etme konusundaki küresel yaklaşımıyla kadınların ilerlemesi için önde gelen işverenler arasında yer alıyor. Kadınların liderlik rollerinde dünya çapındaki temsilini yüzde 40'a çıkarmayı hedefleyen Baxter'ın Türkiye ekibinin yüzde 47'si de kadınlardan oluşuyor

Baxter Türkiye, kadın çalışanların ilerlemesi için ilham veriyor

Baxter bir asra yaklaşan faaliyet geçmişiyle dünyanın önde gelen ilaç ve tıbbi cihaz şirketlerinden biri. 2016 yılından beri Türkiye'de böbrek bakımı, yoğun bakım ürünleri, biyocerrahi, anestezi, parenteral beslenme ve onkoloji alanlarında hastalar ile sağlık uzmanlarına hizmet veren Baxter, tüm dünyada kadınlar için önde gelen işverenler arasında dikkat çekiyor. Baxter İnsan Kaynakları Ülke Müdürü Yıldız Akgün, her kademeden kadın çalışanlara yönelik yaklaşımlarını ve hedeflerini sorularımızı yanıtlayarak anlattı.

>Baxter'in önde gelen çözümleri ve hizmetleri nelerdir?

Baxter kritik bakım, beslenme, böbrek, hastane ve cerrahi ürünler alanında dünyanın önde gelen ilaç ve tıbbi cihaz şirketlerinden birisi. Yaklaşık 90 yıldır inovasyonun öncüsü olarak, insanların hayatlarını kurtarmayı ve sağlıklı yaşamı sürdürmeyi hedefleyen yenilikler geliştiriyoruz. 50 bin çalışanımızla 100'den fazla ülkede faaliyet gösteriyoruz. Baxter'da her insanın sağlıklı bir yaşam sürme fırsatına sahip olması gerektiğine inanıyoruz. Bu bağlamda, daha akıllı, daha kişiselleştirilmiş bakım sağlayan yenilikler sunmaya odaklanıyoruz.

>Baxter'in Türkiye'deki varlığından kısaca bahseder misiniz?

Baxter 2016'dan beri Türkiye'de faaliyet gösteriyor. Böbrek bakımı, yoğun bakım ürünleri, biyocerrahi, anestezi, parenteral beslenme ve onkoloji alanlarında hastalara ve sağlık uzmanlarına hizmet veriyor. Eczacıbaşı İlaç'ta yer alan hastane ürünlerinin mayıs ayından itibaren tamamen Baxter çatısı altında toplanması ile yıllardır hizmet verdiğimiz nefroloji ve yoğun bakım ürünlerine ek olarak biyocerrahi, anestezi, parenteral beslenme ve onkoloji gibi alanlarda da tedavi sunabiliyoruz.

Kadınlar için önde gelen işveren

>Kadınların toplumun her alanında kalıcı bir etki kazanması için küresel ve yerel düzeyde neler yapıyorsunuz?

Şirket genelinde kadınlara ilham vermeyi, kadın çalışanların kariyerlerinde ilerlemelerini sağlamayı ve onları birbirine bağlamayı hedef edinerek kurulmuş bir grubumuz bulunuyor. Kısaca BWL (Baxter Women Leaders) diye adlandırdığımız ve şirket içinden çalışanların oluşturduğu bu grup, kadın hakları konusunda oldukça aktif çalışıyor. Türkiye'de de temsiliyeti aktif olarak bulunan bu grup, kadınların ağ kurmasını sağlamaya, mesleki gelişim fırsatları yakalamalarını sağlamaya ve daha pek çok noktaya yardımcı olmak için bir dizi program hazırlıyor ve hayata geçiriyor.

Ek olarak, Baxter'ın yeni işe alınan veya yönetici düzeyinde terfi eden kadın çalışanlara rehberlik ederek destekleyen bir "Kadın Mentorluk" programı bulunuyor. Baxter, işe alma, terfi ve elde tutma yoluyla kadınların liderlik rollerinde dünya çapındaki temsilini yüzde 40'a çıkarmayı hedefliyor.

Baxter, bir dizi yayın tarafından kadınlar için önde gelen bir işveren olarak anılıyor. Geçen yıl, Working Mother Media tarafından "Yönetici Kadınlar İçin En İyi Şirketler" arasında gösterildik. Liste, şirketleri, üst düzey rollerdeki kadınlar da dahil olmak üzere, kadınların ilerlemesini içeren çok çeşitli faktörler açısından değerlendiriyor. Forbes dergisi de kısa süre önce Baxter'ı "Amerika'nın Kadınlar İçin En İyi İşverenleri"nden biri olarak gösterdi. Bu ABD merkezli bir kabul olsa da, kapsayıcılık ve çeşitliliğe daha geniş odaklanmamızın bir parçası olarak kadınları işe alma, elde tutma ve terfi etme konusundaki küresel vurgumuzun altını çiziyor.

"Her kademede kadın çalışanların varlığı kıymetli"

>Baxter'ın kadın istihdamı ve yönetimde etkinliğine yaklaşımından ve kendi kariyer hikayenize nasıl katkıda bulunduğundan bahseder misiniz?

15 senelik iş hayatımda cinsiyetim sebebiyle herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmadığım için şanslı hissediyorum. Ayrıca bir kadın çalışan olarak belki de cinsiyetim nedeni ile sahip olduğum birçok işi bir arada yürütme kabiliyetim, titizliğim ve detaycılığımın kariyer hayatımda birçok defa pozitif bir ayrıcalık olarak karşıma çıktığını söyleyebilirim.

Ben Baxter Türkiye'ye 2017 yılında katıldım ve ilk günümden bugüne kadar bir kadın çalışan olarak gördüğüm değeri çok net hissediyorum. Çalıştığımız şirkete gönülden bağlı olabilmemizin ve yüksek performans sergileyebilmemizin temel koşullarından bir tanesinin de şirketin çalışanlarını saygın, değerli ve özgün hissettirebilmesi diye düşünüyorum. Şirketim, bu yönde düşünmemi sağlayacak ortamı bana sağladığı için çok şanslıyım. Baxter İnsan Kaynakları politikaları içinde "eşitlik" vurgusu çok yaygın ve üst düzey yöneticiler dahil olmak üzere, her kademede kadın çalışanların varlığı çok kıymetli. Mevcutta Baxter Türkiye'de 17 kişilik yönetim ekibimiz içerisinde 7 kadın çalışanımız bulunuyor ve Baxter Türkiye'nin çalışanlarının yüzde 47si de kadın çalışanlardan oluşuyor.

Bence toplumsal cinsiyet eşitsizliğini aşmanın yolu her şeyden önce toplumsal cinsiyete dayalı kalıpların yıkılmasından geçiyor. Şirketlerin yönetim ekiplerinde bulunan kadın çalışanlar olarak bizler, bu zihniyet devriminde önemli bir rol oynuyoruz. Önyargıları yıkarak kendini ispatlamış kadınlar, diğerleri için de birer ilham kaynağı haline geliyor. Sadece Türkiye'de değil birçok ülkede yaşanan cinsiyet ayrımcılığının kalıcı ve genel çözümü ise elbette ki öncelikle ailede başlayan eğitim olmak üzere hem kız hem de erkek çocuklarının yaşam boyu eğitimi olacaktır.

Çevik yaklaşımla pandemide büyüdü

>Covid-19 sürecinde insan kaynakları yönetimi anlamında neler yaptınız? Sizi zorlayan konular oldu mu?

Pandemi sadece Türkiye için değil, tüm dünya için beklenmedik ve bir o kadar da krizlerle dolu bir yıldı. Hepimizin enerjisini olumsuz etkileyen, hayatımızı müthiş bir belirsizlik içine iten, tarifi zor hislerin içinde sürüklendiğimiz bir zaman diliminden geçtik. Hala da geçmeye devam ediyoruz. Öte yandan insan kaynakları olarak pandemi süresince Baxter'da yarattığımız olumlu hava ve yüksek enerji gerçekten eşsizdi. Mutlaka altını çizmek isterim ki, pandemiyle mücadelede gösterdiğimiz dayanıklılık ve yönetim şeklimiz ile gurur duyuyorum.

Covid-19 salgını dünyada yeni başladığı sıralarda, daha henüz Türkiye'de başlamamışken, aksiyon planlarımızı oluşturmuştuk bile. Çalışanlarımız ve ailelerinin sağlığını merkeze koyarak ilerledik. Türkiye'de ilk vakanın görüldüğü an itibariyle sektöre öncü olduk ve derhal evden çalışma modeline geçtik.

Bu süreci yönetirken hiçbir şekilde ticari kaygılarla hareket etmedik. Çok açık yüreklilikle tamamen insan odaklı bir anlayışla ve gerektiğinde maddi kaybı göze alarak ilerledik. Yüz yüze saha ziyaretlerini iptal ettik. Altyapımız her zaman online iletişim platformlarının işletilmesine çok uygundu. Bu gücümüzü saha ekiplerimiz için hızla dijital tanıtım kanalları oluşturarak kullandık. Müthiş bir çeviklikle tüm ekiplerimiz yeni düzene hızla adapte oldu.

Maske ve benzeri koruyucu materyallerin piyasada bulunamadığı dönemde diğer ülkelerden koruyucu ekipmanlar getirterek tüm çalışanlarımıza ulaştırdık. Evden çalışma modelinde çalışanlarımızın konforu için gerekli ofis cihazlarını temin ettik. Her şeyin ötesinde, kendilerini güvende hissetmeleri için sürekli olarak bilgilendirmeler yaptık. Çalışanlarımızın evden çalıştıkları dönemde mesleki ve yönetsel gelişimlerine zaman ayırabilmelerini fırsat haline dönüştürdük. Yüz yüze yerine online eğitim ve gelişim programlarına odaklandık. Covid-19 salgını dönemini küçülme değil, aksine yeni yatırımlar ile büyüme fırsatına çevirdik. Bu dönemi yatırım kaslarımızı kuvvetlendirdiğimiz bir süreç olarak geçirdik. Çevik iş yapma şeklimiz sayesinde dezavantajlı bir durumu hastalarımız, paydaşlarımız ve elbette ekiplerimiz için önemli bir fırsata çevirebildiğimiz için çok mutluyum.

EN ÇOK OKUNANLAR