ENERJİ
08 Kasım 2021 16:49

Kındap: Türkiye jeotermalde tecrübelerini dışarıya ihraç edebilen bir ülke oldu

Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, Türkiye'nin jeotermal enerjideki geldiği son noktayı ve derneğin projelerini Platin'e anlattı. Kındap "Kaynak keşfinden yatırım yapmaya kadar teknik alanda danışılan ve yatırım noktasında aranan bir ülke konumuna ulaştık. Türkiye jeotermalde kendi bilgi birikimi ile üretim ve yatırım yapabilen ve tecrübelerini dışarıya ihraç edebilen bir ülke konuma geldi" dedi

Kındap: Türkiye jeotermalde tecrübelerini dışarıya ihraç edebilen bir ülke oldu

Yenilenebilir enerji kaynakları arasında jeotermalin Türkiye'de dünü, bugünü ve geleceği nasıl? Jeotermalden yeterince faydalanabiliyor muyuz? Bu konuda neler yapılabilir? Dernek olarak bu doğrultuda ne gibi çalışmalar yürütüyorsunuz?

Jeotermalde arama ve keşif çalışmaları uzun yıllar MTA tarafından yürütüldü, jeotermal enerjide kurulu gücümüz son 10 yılda özel sektörün yoğun çalışmaları ile 100 kat arttı. Maden Tetkik ve Arama'nın (MTA) şu anki kayıtlarına göre 35.500 MWt olarak belirtilen jeotermal güç son keşifler sayesinde 60.000 MWt öngörülen potansiyele ulaşmış durumda. Bu gücün ulaşılabilir hale gelmesi, 45 milyon tona eş değer bir enerji kapasitesine karşılık geliyor. Bu potansiyelin günümüz fiyatlarıyla karşılığı ise yaklaşık 20 milyar dolar. Avrupa'daki meslektaşlarımızla bir araya gelip Türkiye'deki gerçekleştirdiklerimizi söylediğimizde 'Türk mucizesi' diyorlar.

Bugün arama, sondaj çalışmalarında ve malzeme/ekipman üretimi, bakım ve işletmede sektör olarak çok önemli bir seviyeye geldik. Çok yönlü ve çok amaçlı kullanım sağlayan jeotermal sektöründe ciddi yol kat ettik. Şu anki kurulu güce ulaşılmasında, potansiyelin ortaya çıkarılmasında ve enerjiye dönüştürülmesinde özel sektörün önemli katkısı oldu. Sektörün gelişmesinde Dernek olarak önemli rolümüz bulunuyor; bilgi birikimimiz ve tecrübelerimiz sayesinde artık yurt dışında Türk şirketleri jeotermal enerji projelerinde aranan ve davet edilen konuma geldi. Hırvatistan'dan Kenya'ya, Cibuti'den Endonezya'ya jeotermal enerji şirketlerimiz faaliyet gösteriyor. Bu anlamda kaynak keşfinden yatırım yapmaya kadar teknik alanda danışılan ve yatırım noktasında aranan bir ülke konumuna ulaştık. Türkiye jeotermalde kendi bilgi birikimi ile üretim ve yatırım yapabilen ve tecrübelerini dışarıya ihraç edebilen bir ülke konuma geldi.

Jeotermal enerjiyi en çok santraller kapsamında biliyoruz... Peki, jeotermal enerji farklı alanlarda da kullanılıyor mu? Bununla birlikte, jeotermalin ülke ekonomisine ve istihdama katkısını nasıl açıklarsınız?

Jeotermal kaynaklar; temiz, ucuz, yerli, tükenmez ve çevre dostu olmasının yanında çok yönlü / entegre ve doğrudan kullanıma imkânı ile fark yaratıyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) olarak, Türkiye'de jeotermal enerji potansiyelinin keşfedilmesi ile doğru ve verimli bir şekilde kullanılmasını önemsiyoruz. Geleceğin enerjisi jeotermal çok yönlü ve çok amaçlı bir kaynak. Entegre ve doğrudan kullanıma elverişli. Elektrik üretiminin yanı sıra jeotermal madencilik, termal ve sağlık turizmi balıkçılık, seracılık, gıda kurutma, bölgesel ısıtma- soğutma, onlarca farklı kullanım amacı var. Jeotermalin elektrik üretimi dışında entegre kullanımı birlikte hem ülke ekonomisine hem de yerel kalkınmaya büyük katkı sağlayacak imkânımız var. Dışa bağımlılığımızı azaltarak, birçok alanda kendi üretimimizi yapabiliriz, böylece yükselen istihdam olanağımız da olacak.

Jeotermalin entegre kullanımıyla birlikte, milyonlarca konut ısıtılabilir, yüz binlerce dekar modern serada tarımsal üretim arttırılabilir. Termal ve sağlık turizmi konusunda ülkemizin jeotermal kaynaklarla sağlayacağı imkânlar ve ekonomik fayda ise ayrı bir fırsat alanı olarak değerlendirilebilir. Jeotermalin entegre kullanımı ile sadece dönemsel değil yılın 12 ayı jeotermal üretim, kazanç ve istihdam yaratılıyor.

Özellikle, kaynaklarımızın çok geniş bir coğrafyada bulunması ve kolay ulaşılabilirliği sayesinde, bu enerjiden ilk aşamada birkaç milyon konutun ısıtılması, 100.000 dönüm sera ısıtması olarak yararlanılabilir. Ayrıca, 1.500'ün üzerinde kaplıcamız sayesinde, jeotermal turizm alanlarının oluşturularak modern tesislerde yıllık 10 milyon yabancı turist hedeflenebilir. Bunların yanı sıra, jeotermal ısı ile sağlıklı sebze ve meyve kurutmacılığının hızlandırılarak gıda çeşidinin sağlanması işten bile değil. Nihayetinde, ülkemizin jeotermal enerji kaynağı -bugünün yeşil enerjiye dönüşüm politikaları çerçevesinde- tüm yapıları yani konut, iş yeri ve tesisleri fosil yakıtlara ihtiyaç duyulmadan ısıtma ve soğutmasını yapabilecek potansiyele sahip.

Küresel çapta iklim kriziyle mücadele ediyoruz. Yeşil enerjiye teşvik noktasında jeotermalin önemini nasıl açıklarsınız? Jeotermale olan yatırımlar bugüne kadar nasıldı, gelecekte artacak mı?

Küresel çapta iklim krizi hem enerji arzı ve güvenliği hem de karbon salınımı noktasında yenilenebilir enerjinin önemini bir kez daha hatırlattı. Yenilenebilir enerji kaynakları, fosil yakıtlara bağımlılığı önemli oranda azaltabilecek yegâne çözüm diyebiliriz. Bu kapsamda gündemde Paris İklim Anlaşması var. Ülke olarak anlaşmanın onaylanmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyoruz. Dernek olarak ülkemizin hedeflerine ulaşmasında destek olacağız. Coğrafi şartlardan bağımsız olarak 7/24 faaliyet gösteren, yerli, milli ve yenilenebilir bir kaynak olan jeotermal, aynı zamanda yüksek potansiyeli ile enerjiden sanayiye, tarımdan turizme kadar sunduğu çok yönlü ve amaçlı kullanımı ile ülkemizin iklim krizi ile mücadelesinde en önemli avantajlardan biri olacak. Yüzde yüz yerli jeotermal enerji ve entegre kullanım potansiyelimiz ile Paris İklim Anlaşması'na hazırız.

Türkiye, yenilenebilir enerji alanında önemli bir başarı yakaladı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Sayın Fatih Dönmez'in de açıkladığı üzere, yenilenebilir enerji kurulu gücünde dünyada 12'nci, Avrupa'da 5'inciyiz. [1] Bu yenilenebilir kaynaklar içerisinde, jeotermal kaynakların en büyük ayrıcalığı ise hava koşullarından bağımsız, 7/24 olarak 365 gün enerji sağlayabilmesi. Bununla birlikte, üretilen birim başına kapladığı alan ise diğerlerine kıyasla en düşük. İklim krizinin önlenmesi noktasında en büyük şansımız olan ve böylesine avantajlı bir enerji kaynağından çok daha fazla fayda sağlayabiliriz. Son 10 yılda özel sektörün yoğun çalışmaları ve teşvik mekanizmaları ile sektör gelişmesi yükselen bir ivme ile gerçekleşti. Sektörde gelişmelerin sürdürülebilirliği, yatırımların arttırılması için verilecek ekonomik destekler, iyi kurgulanmış teşvik mekanizmalarına bağlı.

Yeni projelerin hayata geçmesi noktasında, elektrik üretimine yönelik teşvik mekanizmalarının yanı sıra, jeotermalin entegre kullanımı ve jeotermal kaynakların araştırılması, geliştirilmesi (petrol ve doğal gazda olduğu gibi) hususlarında da teşvik ve desteklerin verilmesi sektör için can suyu. Dernek olarak bu konuya yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.

Önümüzdeki dönemde farklı teşvik ve destek mekanizmaları ile birlikte yeni yatırımların hayata geçeceğini, Türkiye'nin jeotermaldeki keşfedilmiş potansiyelini gerçekleştirmede çok daha ileri bir noktaya geleceğini düşünüyorum.

YEKDEM mekanizması hakkında neler söyleyebilirsiniz? Jeotermal enerji kaynaklarından daha fazla yararlanabilme noktasında sizce nasıl katkı sağlıyor?

Jeotermal enerji sektörü geçtiğimiz son on yılda, bir önceki YEKDEM'in etkisiyle olumlu, yoğun ve verimli bir dönem geçirdi. Ancak yeni YEKDEM fiyatı bir önceki dönemin fiyatına göre yüzde 30 daha düşük gerçekleşti. Bunun dışında yerli aksam fiyatlarının yaklaşık yüzde 60 daha düşük olduğu anlaşılıyor. Dolayısıyla 2025'e kadar uygulanacak fiyatlar bir önceki döneme göre beklenenin altında kaldı. Bu durum ne yazık ki yeni projelerin gelişimini ve ilerlemesini yavaşlatacak. Biliyoruz ki jeotermal kaynakların Türkiye'deki var olan potansiyelini ortaya çıkarmak için özel sektörün de desteğinin cömert adımlarla sürdürülmesi çok önemli.

Yerin altından gelen toprağın bereketi jeotermal enerjiye ayağımızın bastığı her yerde, her karış toprağımızda ulaşabilme imkânımız var. Bugün dünyada Türkiye dışında, jeotermalin her alanında uzmanlaşan ülke sayısı çok az. Bunu fırsata çevirebilir ve çok daha ciddi adımlar atabiliriz. Bu sebeple hem üreteceği elektrik hem de entegre kullanım ile ülke ekonomisine katacağı istihdam ve yüksek katma değer düşünüldüğünde yerli, yenilenebilir, sürdürülebilir ve çevreci enerji kaynağı olarak jeotermalin farklı destek mekanizmalarıyla desteklenmesi gerekiyor. Böylece özel sektörde yeni yatırımlar ve girişimler artarak devam edebilir.

Jeotermal Enerji Derneği hakkında kısaca bilgi verir misiniz?

Jeotermal Enerji Derneği, ülkemiz jeotermal potansiyelini keşfetmekte öncü olmuş 10 kurucu üyenin aynı çatı altında bir araya gelmesi ile oluştu. Şu an ise 13 üye olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz. Zengin jeotermal kaynakların ülke genelinde ortaya çıkarılması, jeotermal enerjinin ülke ekonomisine yalnız elektrik üretimiyle sınırlı kalmaksızın entegre ve doğrudan kullanımının sağlanması; termal ve sağlık turizmi, sebze ve meyve kurutma, bölgesel konut ve sera ısıtma, balıkçılık, jeotermal madencilik ve endüstriyel uygulamalar gibi geniş bir yelpazede faydalanılması Derneğimizin kuruluş amaçları arasında yer almakta. Kurumsal firmalardan oluşan ve bu anlayışı "Etik Kurallar Sözleşmesi" ile taahhüt altına alan, jeotermal enerji sektöründe yatırımlarıyla kurulu gücün üçte ikisini oluşturan üyelerimiz ile çıktığımız yolda ana prensibimiz; sektör paydaşlarını ortak hedef olan bu doğal enerjinin en etkin, verimli, çevreci ve yaygın bir şekilde ülkemize kazandırılması doğrultusunda bir araya getirmek, paydaş ilişkilerini güçlendirmek, bilimsel ve akademik çalışmalarla jeotermal enerjinin doğru kullanımını ve sürdürülebilirliğini sağlamak.

Jeotermal kaynakların geliştirilmesine dönük politikaların oluşturulması, ilgili mevzuat süreçlerinin etkinleştirilmesi, çevresel ve sosyal politikaların geliştirilmesi ile birlikte ülkemizin jeotermal potansiyelinin verimli ve etkin bir şekilde çıkartılması ve yönetilmesine katkıda bulunmak için birlikte çalışmayı amaç edindik. Dernek olarak, jeotermal enerji kaynağını doğru anlatabilmeyi, verimli ve entegre kullanımını artırmayı ve gerekli mevzuat düzenlemelerinin yapılmasını sağlamayı amaçlıyoruz. Bu amaç doğrultusunda, jeotermalin yenilenebilir, sürdürülebilir, yerli, çevre dostu, güvenli, kolay, pratik ve entegre kullanımıyla ülke ekonomisine ciddi katkısı olan temiz bir enerji kaynağı olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz.


EN ÇOK OKUNANLAR