BANKACILIK
25 Kasım 2021 16:13
AA

TBB: Büyümeyi finanse edecek güce sahibiz

TBB Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Çakar, “Finansal sektör ve bankalarımız olarak Türkiye ekonomisindeki büyüme potansiyelinin farkındayız. Büyümeyi destekleyecek ve finanse edecek güce ve potansiyele sahibiz.” dedi.

TBB: Büyümeyi finanse edecek güce sahibiz

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, küresel bazda hızlı bir değişimin olduğu son zamanlarda bir de salgının etkisiyle çok daha farklı dönem yaşanmaya başladığını belirtti.

Türkiye ekonomisinin yüksek oranda dışa açık bir ekonomi olması gibi bankacılık sektörünün de uluslararası alandaki yoğun faaliyetleriyle yüksek oranda dışa açık bir sektör olduğunu ifade eden Çakar, doğal olarak hem ekonominin ve bankacılık sektörünün yurt içi ve yurt dışındaki yaşanan akımlardan, gelişmelerden çok yönlü olarak etkilenebildiğini kaydetti.

Çakar, küresel ekonomi dolayısıyla ekonomiyi ve bankaları da etkilemesi beklenen başlıca faktörlerin, nüfus ve demokratik yapıdaki değişimler, teknoloji alanındaki yenilikler, iklim ve çevre değişiklikleri, enerji, emtia, temel emtialar, mali ve entelektüel sermaye gibi fiziksel ve beşeri sermayenin varlığı, yatırım ve faaliyet ortamının özellikleri olduğunu bildirdi.

Gelecek dönemde etkili olması beklenen unsurlardan birinin belki de temel olanlardan bir tanesinin nüfus ve demokratik yapıdaki değişim olduğuna işaret eden Çakar, nüfus ve demografik yapıdaki değişimin, gelir ve ticaret dengesini değiştirdiğini söyledi.

Çakar, genç nüfusa sahip olan ülkelerde finansal hizmetlere olan talebin de buna paralel olarak artmaya devam edeceğini vurgulayarak, "Bu özelliklere sahip olan ülkemiz ekonomisinin de bankalarımızın da olumlu etkilenmesini bekliyorum. Ayrıca finansal hizmetlere talep yaratacak olan genç nüfusumuzun özellikle dijital bankacılığa olan eğilimleri çerçevesinde bu alandaki yatırım ve dönüşümün de kesintisiz devam edeceğini öngörüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

"Salgının etkisiyle alışveriş ödemelerinde nakit kullanımı azaldı"

Çakar, gelecek dönemde etkili olmasını bekledikleri konulardan birinin tartışmasız şekilde teknoloji olacağını aktararak, teknolojinin her alanda iş yapabilme biçimini değiştirdiğinin ve kolaylaştırdığının görüldüğünü anlattı.

Salgının etkisiyle alışveriş ödemelerinde de nakit kullanımının azaldığını anlatan Çakar, kartla ödemenin yanı sıra mobil temassız ödeme, QR ve dijital cüzdanların kullanılmasıyla alternatif yöntemlerin geliştiğini, e-ticaret payının artması ile geleneksel ticareti de etkileyen değişiklikler yaşandığını anımsattı.

Geçmişte temassız işlemlere olanak sağlayan POS terminali ve kart yatırımlarının da öneminin salgınla beraber daha fazla ön plana çıktığını belirten Çakar, "Buna ilave olarak dijital varlık ve yeni finansal aracılık biçimlerinin uluslararası para ve ödeme sistemlerinin gelecekteki yapısını şekillendirecek diğer önemli unsur olduğunu düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde dijital varlıklar ve işleyişleri hakkında daha fazla düzenlemelere şahit olunacağını da şimdiden öngörüyoruz." dedi.

Çakar, temel teknolojik dönüşümlerin etkileşimi sayesinde şifreleme, büyük veri kümelerini analitiği ve yapay zeka gibi uygulamaların daha çok görüleceğini anlatarak, "Teknolojideki bu ve benzeri gelişmelerin ödemeleri ve yüksek iş hacimlerini daha hızlı, ucuz, kolay ve güvenli hale gelmesini sağlamakta olduğunu da görüyoruz." diye konuştu.

Artık bankaların daha küçük şubelerle, daha büyük ve geniş kapsamlı işlemleri gerçekleştirebildiğine işaret eden Çakar, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Operasyonlar işlemler merkezi hale geldi. Robotik yapılarla insansız operasyonlar arttı. Bankacılık işlemlerinde zaman ve mekan kısıtı artık kalmadı. Yeni dönemde müşterilerle temas, dijital platformlarda yapılıyor. Dijital ve bireyselleşmiş ürün ve hizmetlerin payı artmakta, efektif kullanımı da azalmaktadır. Tüm bu gelişmelerin bir sonucu olarak hem makinalarla finansal ürün ve hizmetleri hem de makinalarla müşterileri konuşturacak, iş gücünü her geçen gün daha fazla ihtiyaç olacaktır. Teknolojide yaşanan bu gelişmelerle güvenlikle ilgili tehditlerin ve önemlerin de niteliği değişiyor.

Kayıt dışılıkla ve suç gelirleriyle mücadele daha fazla önem kazanırken bu alandaki yatırımlar da artacaktır. Bankaların teknoloji şirketleriyle olan ilişkileri artmaya devam edecektir. Bankalarımızın dünya ve Avrupa'daki birçok emsalleriyle aslında karşılaştırıldığında yoğun teknolojik yatırımları ile pozitif yönden de ayrıştığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Ülkemizde de BDDK tarafından görüşe sunulan dijital bankaların faaliyet esaslarına yönelik taslak düzenlemenin yürürlüğe girilmesiyle birlikte şüphesiz tamamen dijital bankaların da sektörde yer alması ile yeni bir döneme girilmiş olacak. Diğer bir konu olan açık bankacılık, servis bankacılık, platform bankacılığı ile birlikte ödeme ekosistemi ve bankacılık birbirleriyle daha entegre, müşteriye uçtan uca çözüm sunabilen bir yapı haline gelecektir."

Çakar, iklim ve çevre değişikliklerine işaret ederek, birçok ülkenin bu süreçten zarar göreceğini ve iklim değişikliğiyle mücadelenin yeni mali yüklere yol açabileceğini söyledi.

Yeşil, sürdürülebilir, dijital ve kapsayıcı bir toparlamayı amaçlayan hükümet politikalarının bu değişiklikleri şekillendirmede etkili olacağını aktaran Çakar, bunun yeni fırsatları da beraberinde getireceğini dile getirdi.

Alpaslan Çakar, kurumsal yapılarını güçlendiren, makro ekonomik ve sosyal dengeleri sağlıklı kuran, uluslararası kuralları daha iyi uygulayan ülkelerin yatırım ve iş yapmak için daha cazip olacağına dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Bu ülkeler yetenekli iş gücü için cazip olmaya devam edecek. Finansal sektör topluma ve paydaşlarına faydalı işler yapmaya da devam edecek. Salgın yaşattığı olumsuzluklara karşı yapısal dönüşümü, teknolojik değişimi, otomasyonu ve tedarik zincirinin yeniden şekillenmesini teşvik eden önemli bir katalizör olmuştur. Karar vericiler açısından yeni bir dönem başladı. Ülkemiz gelişmekte olan ülkeler arasında önemli bir yere sahip. Esnek yapısıyla gelişmelere ve değişimlere hızlı uyum sağlayabilmektedir. Büyüme dinamikleri oldukça güçlüdür. Büyüme potansiyeli de yüksektir. Sonuç olarak belirtmek isterim ki finansal sektör ve bankalarımız olarak Türkiye ekonomisindeki büyüme potansiyelinin farkındayız. Büyümeyi destekleyecek ve finanse edecek güce ve potansiyele sahibiz."

EN ÇOK OKUNANLAR