PORTRE
23 Mayıs 2021 14:59

“2021 yılında da büyümeye devam edip ciromuzu yüzde 30 artıracağız”

Pandeminin ilk zamanlarındaki durgunluk nedeniyle ihracata ağırlık veren Seza Çimento, başta Afrika pazarı olmak üzere Libya ve İsrail'den ciddi talep aldı. Seza Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, şirket olarak yakaladıkları başarıları ve gelecek dönem hedeflerini Platin'e anlattı

“2021 yılında da büyümeye devam edip ciromuzu yüzde 30 artıracağız”

* rkiye çimento sektörünün bugün içinde bulunduğu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörün gelişimi için atılması gereken öncelikli adımları özetler misiniz?

2020 yılı pandemiye rağmen çimento sektörü açısından iyi geçti. Rakamlarımız da bunu gösteriyor zaten. 2020 yılında bir önceki yıla göre iç satışlarımızda yüzde 22,6, çimento ihracatında ise 46,1'lik artış gerçekleşti. İhracattaki bu artışla birlikte 2020 yılında dünya çimento ihracatında ikinci sırada yer aldık. Ancak sektörümüzün kârlılığını artırmasının özellikle ihracatta daha büyük başarılar elde etmesinin yolu Ar-Ge'den geçiyor. Çünkü pandeminin ardından bizi yeni bir dönem bekliyor. İş modelleri değişti, hibrit çalışma veya tamamen uzaktan çalışmaya geçişler başladı. Bunun neticesinde inşaat sektörüne farklı talepler gelecek, yeşil binalara, akıllı ev ve ofislere ilgi artacak, bu da çimento sektörünü etkileyecektir. Pazarın taleplerini en iyi şekilde karşılamak için markalaşmaya, yenilikçi ürün ve hizmet geliştirmeye odaklanırsak, sektörümüz dünya çapında büyümeye devam edecektir.

* Seza Çimento olarak 2020 yılı nasıl geçti, 2021 planlarınızı anlatır mısınız?

Seza Çimento açısından 2020 yılı başarılı bir yıl oldu. Pandeminin ilk dönemlerinde iç pazarda durgunluk yaşandığından ihracata ağırlık verdik. Özellikle Afrika pazarı, Libya, Suriye ve İsrail'den ciddi talep aldık. Mayıs-haziran döneminde iç pazar yeniden açıldı ve bu talep yıl sonuna kadar devam etti. Bunun neticesinde 2020 yılında 1.9 milyon ton civarında üretim gerçekleştirdik; bunun 600-700 bin ton civarını dış pazara, kalan kısmını ise iç pazara sattık. 2021 yılında da hem iç pazarda hem de yurt dışında büyümeye devam ederek, ciromuzu en az yüzde 30 oranında artırmayı hedefliyoruz. Bu yıl mevcut pazarlarımıza ek olarak Avrupa ve Amerika pazarlarında daha etkin olmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Fabrikamıza çok yakın bir bölgede güneş enerjisi santrali kurmak için çalışmalarımıza hız verdik.

* Uzun vadeli yatırım hedefleriniz arasında neler var? Hangi sektörlerde faaliyet gösteriyorsunuz? Yeni sektörlere adım atmayı düşünüyor musunuz?

Seza Çimento'nun yanı sıra 2018 yılında üretime başladığımız Çimya Beton adında bir şirketimiz bulunuyor. Çimya Beton'da bu yıl ilave yatırım gerçekleştirerek, Elazığ'daki santralin içine bir beton santrali daha kurduk. Uzun vadeli yatırım planlarımız arasında ise gıda sektörü ve katma değeri yüksek teknoloji yatırımları bulunuyor.

* Erkek egemen sektörde faaliyet gösteren bir iş kadını olarak şirketinizde kadınlara özel uygulamalar var mı? Sosyal sorumluluk alanında neler yapıyorsunuz?

Erkeklerin çalıştığı her alanda kadınların da çalışabileceğini biliyor ve buna inanıyorum. Her zaman kadınların güçlenmesini ve yaşamın tüm alanlarına etkin ve yetkin bir şekilde katılmasını teşvik etmeye ve desteklemeye özen gösteriyorum. Ancak henüz yolun başındayız. Yoksa fabrikamızda kamyon kullanan, beton santrali operatörlüğü yapan kadınlar olmasını çok isterim.

* Sanayi kuruluşlarının kurumsallaşması çok önemli. Kurumsal yapınızdan ve kurumsallaşma çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Seza Çimento olarak kuruluşumuzdan itibaren kurumsallaşmaya büyük önem verdik. Bu kapsamda profesyonel yardım ve danışmanlık alarak; iş ve görev tanımlarını açık şekilde yaptık. Görev, yetki ve sorumlulukları özenle tespit ettik ve verdik. İşletme içi kuralları ve yönergeleri belirledik, birimlerin iş akışlarını ve hedeflerini tespit ettik, kurumsal kimlik ve kurumsal temel ilkeleri oluşturduk. Çalışanlarımızı, tedarikçilerimizi, tüm diğer paydaşlarımızı ve ailelerini de düşündüğümüzde bölgede yaklaşık 10 bin kişinin hayatına dokunuyoruz. Böylesine büyük organizasyonu ancak kurumsal bir yapıyla yönetebilirsiniz.

* Dijitalleşme, Seza Çimento için ne ifade ediyor? Otomasyon sistemlerini ve akıllı teknolojileri hangi ölçüde iş süreçlerine dahil ediyorsunuz ya da etmeyi planlıyorsunuz?

Fabrikamızda, prosesin kontrolünü, kararlılığını ve optimizasyonunu sağlamak için; tüm sistemin insan inisiyatifinden bağımsız olarak çalıştırılması, enerji maliyetlerinin azaltılması ve minimum arıza duruşu ile verimli bir üretim yapılması için son teknolojiyi içeren bir otomasyon ve scada sistemimiz bulunuyor. Scada sistemi ile tüm ünitelerin kontrolü, 'merkezi kumanda odasında' ilgili ünite operatörü vasıtasıyla yapılıyor. Ancak istersek operatörleri devreden çıkararak, bu sistemi otomatik kumandaya bağlayarak, bilgisayar tabanlı sistem ile insansız olarak da çalıştırabiliriz. Kalite kontrol birimimizde otomatik numune alma ve RoboLab sistemimiz mevcut. Bu sistem ile üretim prosesinin farklı noktalarından insan eli değmeden numune alınarak, analiz edilebiliyor. Analiz sonuçları da otomatik olarak bilgisayar ve cep telefonlarımıza saat başı iletiliyor. Son olarak reçetelere uygun, standart sapması düşük, kontrol edilebilir ve güvenilir üretim yapabilmek için hammadde sistemi üzerine kurduğumuz online analizörler sayesinde üretimde sürdürülebilir kaliteyi sağlayabiliyoruz.

* Pandemi kişisel olarak iş yapma şekillerinizi değiştirdi mi? Bu sürecin sonunda yeni dünyada sanayi ve üretimin ne yöne doğru evrileceğini düşünüyorsunuz?

Pandemi, herkesin olduğu gibi benim de, bizim de iş yapış şekillerimizi etkiledi ve değiştirdi. Daha önceki iş yapma modellerimiz içerisinde seyrek kullandığımız, telekonferans, görüntülü görüşme ve toplantı yapma gibi teknolojik ve uzaktan iş yerini yönetme yaklaşımları, şirket yönetimimizde birden bire günlük rutinimiz olmaya başladı. Sosyal ve ekonomik ilişkilerimizi bilişim teknolojilerini kullanarak sanal ortamda yürütmeye başladık. Hızlı bir şekilde satın alma, üretim ve satış pazarlama stratejilerimizi gözden geçirdik ve gerekli önlemleri aldık. Bu durumun pandemiden sonra da hayatımızın bir parçası olmaya devam edeceğini düşünüyorum.

EN ÇOK OKUNANLAR