ENERJİ
07 Haziran 2021 11:57

VakıfBank'tan yenilenebilir enerjiye 2 milyar TL'nin üstünde destek

VakıfBank Genel Müdür Yardımcısı Arif Çokçetin, 2021 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarına ayırdıkları finansman desteğini artıracaklarını söylerken, rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin bu dönemde birinci sırayı aldığını belirtiyor.

VakıfBank'tan yenilenebilir enerjiye 2 milyar TL'nin üstünde destek

2020 yılında yenilenebilir enerji yatırımlarına yaklaşık 2 milyar TL'lik finansman sağlayan VakıfBank, tespit ettiği kredi tutarı ise bu rakamın çok daha üstünde. Bankanın 2021 yılını da içine alacak şekilde finansal kapanışı daha önce yapılan projelere ilişkin kredi kullandırımları ise halen devam ediyor.

Yenilenebilir enerji üretim sektörünün, VakıfBank açısından finansman ve kredilendirme anlamında öncelikli sektörler arasında yer aldığını dile getiren VakıfBank Genel Müdür Yardımcısı Arif Çokçetin, 2021 yılı için yenilenebilir enerji üretim sektöründe verimli projelere tutar sınırı olmaksızın destek olmaya devam edeceklerinin altını çiziyor.

Rüzgar enerjisi ilk sırada

VakıfBank olarak finanse ettikleri yenilenebilir enerji üretim projeleri arasında proje ölçeği ve sayı bakımından rüzgar enerjisi santralleri, güneş enerjisi santralleri ve hidroelektrik santrallerin ön plana çıktığını söyleyen Çokçetin, her projenin performansının ait olduğu alt sektöre bakılmaksızın, tamamlanma maliyeti, ölçeği, konumu, yönetişim kabiliyeti gibi unsurlara bağlı olarak farklılık gösterebildiğini ifade ediyor.

"Alt sektör sınıflamasını dikkate aldığımızda ise fiili tecrübelerimize göre genel bir değerlendirme yapmamız mümkün. Projelerin performansı ve finansmanının geri dönüşünü sağlama kabiliyeti bakımından rüzgar enerjisi santrallerinin ilk sırada yer aldığını söyleyebiliriz. İkinci sırayı ise güneş enerjisi santralleri yer alıyor. Jeotermal enerji santrallerinin de verimlilik açısından diğerlerine göre bir ölçüde olumlu ayrıştığını söyleyebiliriz" diyen Çokçetin, hidroelektrik santrallerde üretim yağış rejimine doğrudan bağlı olduğu için orta ve uzun döneminde stabil bir üretim çizgisi yakalamakta zorluklarla karşılaşılabildiğini söylüyor. Çokçetin son olarak, "Diğer sektörlerde ise tedarik unsurunun ön plana çıktığını, daha yoğun bir operasyonel süreç yönetimine ihtiyaç duyulduğunu söyleyebiliriz" diyerek sözlerine son veriyor.

EN ÇOK OKUNANLAR