EKONOMİ
30 Kasım 2021 13:11
Umut Çelik

İş dünyası büyüme için ne dedi?

İş dünyası temsilcileri, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan, üçüncü çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi.

İş dünyası büyüme için ne dedi?

Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğindeki büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, "Türkiye ekonomisi 2021 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 7,4 büyüdü. GSYH'deki büyümeye ihracatın katkısı 5 puan (yüzde 68), net ihracatın katkısı ise 6,8 puan (yüzde 92,3) oldu" dedi.

TİM BAŞKANI GÜLLE: İHRACAT AİLESİ OLARAK BÜYÜMEYE VERDİĞİMİZ KATKIDAN GURUR DUYUYORUZ

"İhracat ailesi olarak büyümeye verdiğimiz katkıdan gurur duyuyoruz" diyen Gülle, "Bu rakamlar Türkiye'nin ihracatla yükseleceğine olan inancımızı daha da pekiştirmiştir. Görünen o ki aynı tempoyla devam ettiğimiz takdirde 2023 yılının 242 milyar dolar olan Orta Vadeli Program'daki (OVP) ihracat hedefini 2022 yılında gerçekleştireceğiz. Artık Türkiye'nin ihracat kapasitesi hacmi aylık 20 milyar dolar ve üzeridir. İnşallah 2026'da 5 sene gibi kısa bir sürede 300 milyar dolara ulaşacağız" diye konuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yayımlanan verilere göre, Türkiye ekonomisi 2021 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 7,4 büyüdü. GSYH'deki büyümeye ihracatın katkısı 5 puan (yüzde 68), net ihracatın katkısı ise 6,8 puan (yüzde 92,3) oldu. Büyüme rakamlarını değerlendiren Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı İsmail Gülle, Türkiye'nin pandeminin zorlu şartlarında üretim ve ihracatı aksatmayarak güvenilir üretici olarak öne çıktığını vurguladı.

"EMİN ADIMLARLA HEDEFE DOĞRU..."

Büyümeye verdikleri katkıdan dolayı gurur duyduklarını belirten Gülle "Pandemi sürecinde önemli fırsatlar yakaladık ve bunları çok iyi değerlendirdik. Kısıtlamaların uzatıldığı veya artırıldığı aylarda ihracatımızdaki artış, ülkemizin artık tedarikte güvenli bir liman olduğunu göstergesi. Çünkü tedarik zincirlerinde yaşanan sıkıntılar neticesinde ithalatçı ülkeler, tedarikte tek kaynağa bağımlılığın olumsuzluklarını tecrübe etti ve yeni arayışa girdi. Bu da ihracat rakamlarımıza yansıdı. Her bir sektörümüzde, ihraç mallarımıza talep artarken Türkiye markası daha da güçlendi. Ekim ayında ihracatımız, geçtiğimiz yılın aynı ayına göre: yüzde 20,2'lik artışla 20,8 milyar dolar oldu. Bu rakamla beraber, tarihimizin en yüksek aylık ihracat rekoruna imza atarak ihracatta yeni bir lige çıktığımızı tescilledik. Ülkemiz yılın ilk çeyreğinde yüzde 7, ikinci çeyrekte yüzde 21,7, üçüncü çeyrekte yüzde 7,4 büyüdü. GSYH'deki büyümeye ihracatın katkısı 5 puan (yüzde 68), net ihracatın katkısı ise 6,8 puan (yüzde 92,3) oldu. Bu rakamlar, 'Dış Ticaret Fazlası Veren Türkiye' hedefimize emin adımlarla ilerlediğimizi; ihracatla büyüyerek ihracatla güçlendiğimizi gösteriyor" dedi.

"2023 YILI İHRACAT HEDEFİNİ BİR YIL ÖNCEDEN GERÇEKLEŞTİRECEĞİZ"

Son 12 ayda 215,7 milyar dolar ihracat gerçekleştirerek yıllık ihracat hedefi olan 211 milyar doları aşmayı başardıklarına dikkat çeken Gülle, şöyle devam etti:

"Yılın ilk 10 aylık dönemini baz alırsak sektörlerimiz salgının küresel ticarette yarattığı daralmadan neredeyse hiç etkilenmedi. 20 sektörümüz rekor kırdı. Son 12 ayın 10'unda ihracat rekoru kırarken ülkemizin dünya ihracatından aldığı pay da Cumhuriyet tarihinde ilk kez yüzde 1'in üzerine çıktı. Orta Vadeli Program (OVP) hedefini şimdiden yakaladık. Beklentilerimizin ötesinde bir tabloyla karşı karşıyayız. İhracat ailesi, bu performansını sürdürdüğü takdirde çok daha yüksek hedeflere de kısa sürede ulaşacaktır. Görünen o ki bu tempoyla devam ettiğimiz takdirde 2023 yılının 242 milyar dolar olan OVP'deki ihracat hedefini 2022 yılında gerçekleştireceğiz. Bunun büyük ölçeğini ve yolunu inşallah bu sene alacağız. Artık Türkiye'nin ihracat kapasitesi hacmi aylık 20 milyar dolar ve üzeridir. İnşallah 2026'da, 5 sene gibi kısa bir sürede 300 milyar dolara ulaşacağız. Hayalimiz ve hedefimizi Türkiye'yi dış ticaret fazlası veren bir ülke haline getirmektir. İhracatımızın yıllık tonajı 172 milyona ulaştı. 300 milyar dolar ihracat hedefimize ulaştığımız noktada tonaj hacminin de 250 milyon tona çıkmasını bekliyoruz. Firmalarımızın sipariş defterleri, yoğun bir talep olduğunu gösteriyor."

DEİK BAŞKANI OLPAK: İLK 3 ÇEYREKTEKİ KÜMÜLATİF BÜYÜME ORANI YÜZDE 12 OLMUŞTUR

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2021 yılı üçüncü çeyrek büyüme rakamlarının ekonomi açısından son derece pozitif bir performans ortaya koyduğunu kaydetti.

Olpak, yaptığı yazılı açıklamada , "2021 yılının üçüncü çeyreğinde, gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) bakımından bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 7,4 artış olduğunu görüyoruz. Böylece ilk 3 çeyrekteki kümülatif büyüme oranı yüzde 12 olmuştur. Bu olumlu tablo, Türkiye ekonomisi açısından son derece pozitif bir performans ortaya koyuyor. İkinci çeyrek büyüme rakamları sonrasında, DEİK olarak yılsonu büyümesinin yüzde 9 bandında olacağını ifade etmiştik." ifadelerini kullandı.

"Bugünkü tabloya baktığımızda, son çeyrekte yüzde 4 bandında bir büyüme hesabıyla da yıl sonu büyüme tahminimizi çift hane seviyesinde beklediğimizi belirtmek istiyorum." diyen Olpak şunlara dikkati çekti:

"Büyümenin kaynaklarına baktığımızda, mal ve hizmet ihracatının yüzde 25,6 oran ile en yüksek katkıyı verdiğini görüyoruz. Tüketim harcamaları ve kamu harcamaları ise yüzde 9,1 ve 9,6 büyüme oranları ile büyümenin diğer itici gücü olan ana iki kalem oldu. 2020'nin üçüncü çeyreğinden beri pozitif artan yatırımlar kalemi ise bu çeyrekte ilk defa negatif katkı sağlamış durumda. Detayına baktığımızda; makine teçhizat yatırımlarının arttığını, yatırımlardaki azalmanın ise, daha çok inşaat yatırımlarından kaynaklandığını, ama üretim ve ihracat potansiyelimiz açısından bir sorun olmadığını görüyoruz."

Sektörel bazda değerlendirmede bulunan Olpak, "Alınan makro ihtiyati tedbirlere bağlı olarak geçmiş dönemlerde de inşaat yatırımlarının ve finans sektörünün negatif katkı verdiğini gözlemiyorduk. İlerleyen dönemlerde bu iki kalemin de pozitif katkı yapacağını umuyoruz. Bu çeyrekte, tarım ve ormancılık sektöründen de negatif kakı geldiğini gözlemiyoruz. Geçen yıl pandeminin etkileri sebebiyle turizm sektöründe yaşanan sert daralmanın kısmen toparlandığı, salgınının yıkıcı etkilerinin küresel düzeyde hafiflemesiyle birlikte ihracatın geçen yılki daraltıcı etkisine son verdiği ve net dış ticaretin büyümeye pozitif katkı sağlayan tarafa geçtiği bir görünüm hakim." ifadelerini kullandı.

- "YIL GENELİNDE ÇİFT HANELİ BÜYÜME MÜMKÜN"

Olpak, aynı dönemde AB ekonomisinin yüzde 3,9 büyüdüğünü hatırlatarak, "Türkiye AB ülkeleri arasında Romanya'dan (yüzde 8 büyüme) sonra en hızlı büyüyen ülke oldu. Diğer taraftan, Türkiye G20 ekonomileri arasında Çin'i de geride bırakarak en hızlı büyüyen ülke oldu. Üçüncü çeyrek büyüme rakamının, hem bizim beklentilerimiz hem de öncü göstergeler ile uyumlu gelmesinden memnuniyet duyuyoruz. Büyümenin en önemli öncü göstergesi olarak takip ettiğimiz sanayi üretim endeksi bu çeyrekte yüzde 10,8 olarak artmıştı. Yine dış ticarette de üçüncü çeyrekte ciddi bir ivmelenme olduğunu görmüştük ki, bu anlamda ihracatın büyümedeki yüksek payı da son derece değerli." yorumunu yaptı.

Yıl genelinde çift haneli büyümeye ulaşılabileceğini belirten Olpak sözlerini şöyle tamamladı:

"Son çeyreği yaşadığımız şu günlerde kurdaki dalgalanmaların getirdiği belirsizlik ve bazı güven endekslerinde gözlemlenen düşüşlerin büyümeye olumsuz yansıması olacaktır ancak yine de ilk 3 çeyrekteki yüzde 12'lik büyümeyi göz önüne aldığımızda, yıl genelinde çift haneli büyüme rakamlarına ulaşmamız mümkün. Salgın koşullarının devam ettiği ve dünya ekonomisi ile küresel ticaret açısından oldukça zorlu geçen bir dönemde, böylesine güçlü bir büyüme performansı yakalamamız önemli bir başarı. Destek veren ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. DEİK olarak tüm dünyaya yayılmış 148 İş Konseyimiz ile Türkiye'nin büyümesi ve küresel ticaretten aldığı payı en nitelikli şekilde artırabilmesi için gece gündüz çalışamaya devam edeceğiz."

MÜSİAD: TÜRKİYE EKONOMİSİ BÜYÜME ORANIYLA GÜÇLÜ VE İSTİKRARLI YAPISINI GÖSTERMEKTEDİR

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD)'dan yapılan açıklamada Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğine ait büyüme oranıyla güçlü ve istikrarlı yapısını gösterdiği ifade edildi.

MÜSİAD'dan yapılan yazılı açıklama şöyle:

2021 yılı, bütün dünya ülkeleri için olduğu gibi Türkiye ekonomisi için de bir "sınanma yılı" olarak geride kalmak üzeredir. Birçok ülke Covid-19 sonrası adeta bir "hayatta kalma mücadelesi" verirken, Türkiye ekonomisi ise %7,4'lük büyüme oranıyla güçlü ve istikrarlı yapısını yeniden bütün dünyaya gösterme imkânı bulmuştur.

%7,4'lük bu oran, Türkiye ekonomisinde temel lokomotiflerinin artık pozitif büyüme rayına tamamen oturduğunu göstermektedir. Ekonomimizin pandemi sonrası normalleşmenin başladığı 2020 yılı 3'üncü çeyreğinden itibaren 5 çeyrek boyunca kesintisiz pozitif büyümesi ve 2021 yılının ilk 3 çeyreğine ilişkin büyüme oranının %12,2'ye ulaşması, sürdürülebilir bir büyümenin sinyallerini vermesi bakımından oldukça önemlidir.

G20 ülkelerinin ortalama büyüme hızına baktığımızda, Türkiye ekonomisinin başarılı performansı daha net bir şekilde anlaşılmaktadır. İngiltere'nin %6,6, Çin ve ABD'nin %4,9, Avro Bölgesinin %3,7, Almanya'nın %2,5 ve Japonya'nın sadece %1,4 oranında büyüyebildiği bu dönemde Türkiye'nin %7,4 ile G20'nin zirvesinde yer alması, taraflı/tarafsız herkesin takdirini hak etmektedir.

Üst üste gelen ihracat rekorlarının ardından net dış talebin büyümeye 6,8 puan katkı vermesi hiç kimse için şaşırtıcı olmamıştır. %7,4'lük büyüme içerisinde ihracatın katkısının bu denli yüksek olması, Türkiye ekonomisinin yalnızca tüketim bazlı büyüdüğüne dair olumsuz algıların da aksini ispatlar niteliktedir. Büyümede ihracat rüzgârının son çeyrekte de sürmesi, iç talepteki canlılık ve faiz indirimleriyle ivme kazanacağına inandığımız yatırımların da etkisiyle; 2021 yılı genelinde çift haneli bir büyüme bizler için sürpriz olmayacaktır.

ASKON BAŞKANI AYDIN: ÜLKEMİZ, BU ORTAMDA EKONOMİSİNİ BÜYÜTEBİLEN YEGANE ÜLKELERDEN BİRİSİ OLMUŞTUR.

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, küresel çapta yaşanan büyük sıkıntılar nedeniyle öngörülebilir ekonomi politikalarının sağlanmasının zor olduğu bu dönemlerde büyüyen bir ekonomiye sahip olmanın memnun edici bir durum olduğunu belirterek, "Ülkemiz, bu ortamda ekonomisini büyütebilen yegane ülkelerden birisi olmuştur." ifadesini kullandı.

Aydın, yaptığı yazılı açıklamada, yılın üçüncü çeyreğine ilişkin GSYH verilerini değerlendirdi.

Küresel çapta yaşanan büyük sıkıntılar nedeniyle öngörülebilir bir ekonomi politikalarının sağlanmasının zor olduğu bu dönemlerde, büyüyen bir ekonomiye sahip olmanın memnun edici bir durum olduğunu aktaran Aydın, "Ülkemiz, bu ortamda ekonomisini büyütebilen yegane ülkelerden birisi olmuştur. Salgın, yeni çıkan varyantlar, küresel iklim krizi, arz ve taleplerdeki büyük değişkenler, tedarik zincirlerinde yaşanılan aksamalar, enerji tarafında yüksek girdiler gibi yaşanılan olumsuzluklar günümüz ekonomisinin çok ciddi sıkıntıları... Bu ortamda sanayi ve ihracat tarafında büyümeyi yakalamak çok önemli ve biz bu alanda olumlu yönde seyrimizi devam ettiriyoruz." ifadelerini kullandı.

- "ÜRETİM VE İHRACATA DAYALI MODEL EN SAĞLIKLI VE EN SAĞLAM EKONOMİ MODELİDİR"

Orhan Aydın, şartlar ne olursa olsun yatırım, üretim ve ihracata dayalı modelin en sağlıklı ve en sağlam ekonomi modeli olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Yatırımcı, üretici ve ihracatçı her daim desteklenmelidir. Yarınların inşası bu 3 temel ögeden geçmektedir. Hiç kimse küresel anlamda yaşanılan bunca olumsuzluklar içinde dört dörtlük bahar havasında bir tabloya erişemez. Dünya genelinde yaşanılan ciddi sıkıntılardan bahsediyoruz. Bu nedenle bazı sektörler büyürken, bazı sektörler de dönemsel olarak küçülmeye gidecektir. Önemli olan mağduriyetleri asgariye indirerek, güçlü yanlarımızı geliştirerek bu zor süreçten bizi güçlü çıkartacak adımları atmamızdır. Büyüyen ve müreffeh bir Türkiye görmek istiyorsak ev ödevlerimiz bellidir. Bunlar da daha çok yatırım, daha çok üretim ve daha çok ihracattır."

İTO BAŞKANI AVDAGİÇ: ÜÇÜNCÜ ÇEYREK BÜYÜMESİ, TÜRKİYE EKONOMİSİNİN GÜCÜNÜ YANSITIYOR

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, "Üçüncü çeyrek büyümesi, Türkiye ekonomisinin gücünü yansıtıyor. Türkiye, küresel salgın şartlarında yılın üçüncü çeyreğinde de büyüme trendini sürdürmeyi başarmıştır. Gücünü ihracattan alan yüzde 7.4'lük büyüme, üretim, ihracat ve istihdamı önceleyen politikaların devamının önemini bir kere daha göstermiştir" ifadelerini kullandı.

Avdagiç, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisinin yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 7.4 büyümesinin özel sektörün potansiyelini ve üretimdeki kararlılığını ortaya koyduğunu söyledi.

Avdagiç, "İnanıyorum ki 2020'ler Türkiye üretim ve ihracat tarihinin bir kırılma noktası olarak kayıtlara geçecektir. Bu süreci başarıyla tamamladığımızda, ülkemiz için cari açık, kur, enflasyon gibi meseleler kalıcı olarak rafa kalkacaktır" dedi.

Türkiye'nin yönünü cari açığı sıfıra indirmeyi esas alan politikalara çevirmesinin çok değerli olduğunu vurgulayan Avdagiç, "Cari açığın gündemimizden çıkarılması, Türkiye'yi hem ekonomik hem de siyasi olarak çok daha iyi bir seviyeye taşıyacaktır. İnanıyoruz ki, ihracat ve sanayi üretiminde elde edilen artışın devamı ve buna bağlı olarak enflasyon-kur-faiz üçlüsünün uyumu da büyüme trendinin sürekliliğini sağlayacaktır" dedi.

- "Türkiye ürettikçe büyüyecek, büyüdükçe daha da güçlenecektir"

Büyümenin niteliğinin önemine dikkati çeken Avdagiç, "Türkiye ürettikçe büyüyecek, büyüdükçe daha da güçlenecektir. Makina-teçhizat yatırımları kaleminde ilk iki çeyrekten sonra üçüncü çeyrekte de yüzde 17,5'lik yüksek bir artış var. Bu artış 2020'nin üçüncü çeyreğindeki güçlü baz etkisine rağmen elde edilmiştir. Diğer yandan özellikle yüksek talep sebebiyle stoklardan kullanım da devam ediyor. Böylesi bir küresel talebe hem yeni yatırımlarla hem de stoklarımızla var gücümüzle cevap veriyoruz" değerlendirmesini yaptı.

Bugün açıklanan sanayi ve ihracattan beslenen büyüme rakamının Türkiye'nin geleceğinin sağlam temeller üzerine inşa edildiğinin de bir ispatı olduğunu kaydeden İTO Başkanı Avdagiç, "Pandeminin başından bu yana üst üste 5 çeyrektir büyüyen ekonomimiz ile yakaladığımız bu trendin geçici olmadığını anlıyoruz" tespitinde bulundu.

ATO BAŞKANI BARAN: "EKONOMİMİZ YÖN DEĞİŞTİREREK BÜYÜYOR"

Ankara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Gürsel Baran, Türkiye Gayrisafi Yurt İçi Hasılası'nın (GSYH) üçüncü çeyrekte yüzde 7,4 oranında büyüdüğünü ve büyümede inşaat ve tarım sektörlerinin etkileri azalırken ihracatın etkisinin arttığını belirterek "Ekonomimiz yön değiştirerek büyüyor" dedi.

ATO Başkanı Baran, yazılı bir açıklama yaparak Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2021 yılı üçüncü çeyrek verilerini değerlendirdi. Baran, bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 7,4, ikinci çeyreğinde yüzde 22,0 oranında büyüyen Türkiye'nin, pandemi etkileri dünyada devam ederken büyümesini sürdürerek üçüncü çeyrekte yüzde 7,4 büyüme kaydettiğini söyledi. Büyümenin, Gayrisafi Yurt İçi Hasıla'yı oluşturan faaliyetler bazında incelendiğinde bilgi ve iletişim faaliyetlerinin yüzde 22,6, hizmetlerin yüzde 20,7, sanayinin yüzde 10 oranında artış kaydettiğini belirten Baran, finans ve sigorta faaliyetlerinin yüzde 19,9, inşaat sektörünün yüzde 6,7, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün de yüzde 5,9 oranında gerilediğini kaydetti. Baran, "Gayrisafi Yurt İçi Hasıla verileri incelendiğinde ekonomimizin yön değiştirerek büyüdüğünü görüyoruz. Koronavirüs pandemisi öncesi inşaat ve turizm sektörünün öncülük ettiği, iç tüketim canlılığının katkı sağladığı bir büyüme performansı sergileniyordu. Pandemi süreci ve iklim değişikliğinin etkileri büyümeye de yansıdı. İnşaat ve tarım sektörünün büyüme performansları negatif yönde etkilendi. Bu süreçte sanayi üretimi ve ihracattaki artış büyümenin öncüleri oldu. Türkiye kalkınmasının üretim, istihdam ve ihracat eksenli olmasının sonuçlarını almaya başladık. Bu da önümüzdeki dönemde sürdürülebilir büyüme modeline katkı sağlayacaktır." diye konuştu.

Pandeminin tedarik zincirlerini bozduğunu hatırlatan Baran, Türkiye'nin üretim performansı ve ihracat pazarlarındaki genişlemeyle dünyanın tedarik merkezi olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini söyledi.

Baran, büyümenin topluma refah olarak yansımasının da önemini hatırlatarak, bu konuya da özel önem verilmesi gerektiğini ifade etti.

EN ÇOK OKUNANLAR