Mimari Tasarımcı ve Synthetic Architecture Kurucu Ortağı Pınar Ongun ile yapay zekanın mimari tasarımlara etkisini, mimarlıkta sentetik yaklaşımları ve yeni dönemde mimarların rolünü konuştuk.
Tasarım pratiği, yapay zeka teknolojilerinin sağladığı yeniliklerle dönüşüm geçiriyor. Geleneksel yöntemlerin yanı sıra generatif üretim teknolojileri, parametrik modelleme ve robotik prototipleme gibi araçlarla desteklenen süreçlerde, 'AI hikaye anlatıcılığı' tasarımın bir parçası haline geliyor. Bu yaklaşımı 'sentetik mimarlık' olarak adlandırıyor ve projelerimizde coğrafya, iklim, kültür gibi yerel dinamiklere duyarlı bir anlayışla uyguluyoruz. Bu süreç, mimarlığı yeniden tanımlayan bir paradigma değişimini işaret ediyor.
SENTETİK MİMARLIK İLE YARATICI SÜREÇLERİN DÖNÜŞÜMÜ
Mimarlıkta sentetik yaklaşımlar, geleneksel yöntemlerle yapay zeka destekli tasarımı harmanlayarak yeni bir yaratıcı zemin oluşturuyor. Çizim, fiziksel model ve parametrik modelleme gibi yöntemler, yapay zekanın sağladığı kolektif veri ile zenginleşiyor. Bu süreç, yalnızca tasarımı hızlandırmakla kalmıyor, aynı zamanda daha çeşitli ve esnek bir üretim ortamı sağlıyor. Tasarım pratiğinde, yapay zeka ile tasarım yaklaşımları sayesinde tasarımcının elindeki araç setini genişleten yeni bir döneme girdik. Mimarlık ve teknolojinin kesişimindeki yenilikleri yakından takip eden bir ekip olarak; 'AI eskizden' final projeye uzanan süreci kapsayan bir konut tasarımını da bu yıl içinde tamamladık. Ve inşa sürecinde olmasından heyecan duyuyoruz.
YEREL DİNAMİKLERLE KÜRESEL BİLGİ HAVUZU
Yapay zekanın sağladığı veri havuzu, projelerin coğrafya, iklim, kültür ve yerel yapı geleneklerine duyarlı bir şekilde şekillenmesine imkan tanıyor. Bu durum, özellikle vernaküler mimari gibi yerel unsurları öne çıkaran projelerin daha sık görülmesini sağlıyor. Yapay zeka, küresel bilgi ile yerel ihtiyaçların dengelendiği yeni bir tasarım paradigması sunuyor. 'Yapay' kavramının yanıltıcı bir algısı var. Tasarımlarımızda 'yapay zeka ürünü' değil, kolektif veri havuzlarından çektiğimiz örüntüleri elde ediyoruz. Coğrafya, iklim, kültür ve yerel yapı geleneklerine duyarlı, küresel ölçekte hazırladığımız projeler, tüm dünyanın bilgi havuzuna dayalı. Yapay zeka bize, kolektif bilginin ve çok sesliliğin öne çıktığı bir tasarım zemini hazırlıyor. Bu sayede de vernaküler mimarinin öne çıktığı projeleri daha sık görmek mümkün olacak.
MİMARIN ROLÜ DEĞİŞİYOR
Yeni dönemde mimar, yalnızca biçim üreten bir tasarımcı olmaktan çıkıyor. Ekonomik, politik, ekolojik ve yerel dinamikleri anlamlandıran, veriyi yöneterek geleceğe yönelik senaryolar hazırlayan bir kolaylaştırıcıya dönüşüyor. Bu yeni rol, mimarlığı teknolojik ve geleneksel unsurlar arasında bir köprü haline getiriyor. Bu noktada 'mimar', ekonomik, politik, ekolojik ve yerel dinamikleri dikkate alarak biçim üreten bir tasarımcı değil; bilgiyi yöneten, anlamlandıran ve geleceğe dönük senaryolar oluşturan bir 'kolaylaştırıcıya' dönüşüyor. Yapay zeka ile mimarlık, yerel-küresel, idealizm-gerçeklik, teknoloji-gelenek gerilimlerinin kesişiminde yeniden tanımlanıyor. Biz ise bu sürecin parçası olmaktan büyük keyif alıyoruz.